Dünyalığa kıymet vermezdi...

Büyük velî Muhammed Bâkî Billâh hazretleri “rahmetullahi aleyh”, giyinmede sâdeliği severdi.
Her gün, aynı yemeği getirseler bile, “Başka yemek getiriniz!”
demezdi.
Hep abdestli olmaya çalışırdı.
Zayıftı, yine de çok ibâdet yapardı.
İbâdet yaparken yorulsa, kalkıp abdestini tâzeler ve ibâdetine devam ederdi yine.
? ? ?
İslâmiyetin her emrine riâyet ederdi, uyardı.
Bir edebi bile yapmaktan kaçınmazdı.
Bilhassa dergâhta yemek pişirenlerin abdestsiz olmasına izin vermez; bu hususta onlara;
“Bir edebe riâyet edilmezse feyiz yolu kesilir” buyururdu.
Hak teâlâ, Muhammed Bâkî Billâh hazretlerini öyle yaratmıştı ki, onu gören herkes, Allahü teâlâyı hâtırlardı muhakkak.
Bir gün Hindûların köyünden geçiyordu. Hindûlardan onu kim görse Allah'ı hâtırladılar hemen.
Bir mânâ veremediler.
Birbirlerine dönüp;
“Bize ne oldu? Bu giden zât nasıl bir kimsedir ki, onu görünce Allah'ı hâtırladık” dediler.
Şaşırıp kaldılar.
Hâlbuki mütevâzı idi.
Şöhretten kaçar ve buna sebep olacak bir şey yapmazdı.
Kendisini o kadar gizlemesine rağmen, insanlar yine çok çekinirdi kendisinden...