"Bereketini görürsün"

 
 
Alevî bin Muhammed hazretleri zamanında, Müslüman olmayan bir kimse vardı.
Maddî bir sıkıntıya düştü.
Ve hâlini bu zâta arz etti.
O da, bu kişiye (bir şey) verdi.
Adam alıp baktı.
Hindistan ceviziydi
Bir şey anlayamadı.
Hikmetini sorunca da;
"Sen bunu al, inşallah bereketini görürsün" buyurdu.
O da alıp, evine götürdü.
Ve özel bir yere koydu.
O günden sonra işleri açıldı.
Her işinden kâr etti.
Kazancı çoğaldı.
Katlanarak arttı.
Ve çok (zengin) oldu.
Başka yerlere gönderdiği malların üzerine, teberrüken (Seyyid Alevî) ismini yazıyordu.
Bir gemide de çok malı vardı.
Üzerlerinde bu (isim) yazılıydı.
Ama bir kısmına yazılmamıştı.
Çünkü unutulmuştu.
Derken bir fırtına çıktı.
Ve gemi battı.
İsimsiz olanlaın hepsi telef oldu.
İsim yazılı olanlar ise, su üzerinde yüzerek sâhile çıktılar...
? ? ?
Bu zâtın yaşadığı şehirde (tâun) hastalığı görüldü.
Koşup bu zâta vaziyeti bildirdiler.
Buyurdu ki:
"İnşâallah selâmete çıkarız."
O zât, böyle dedi.
Tâun oradan gitti.
O tehlike de bitti...