Menkîbeler
Abdüllatif Uyan / abdullatif.uyan@tg.com.tr


Bu, sizin kerametinizdir
9/29/2013

(Dünden devam)
Halil mektubun tarihine baktı.
Şaşırıp kaldı.
Ne diyeceğini bilemedi. Şaşkın ve mahcup bir vaziyette "Efendim! Bu, ancak sizin kerametinizdir” dedi.
● ● ●
İbrahim Gülşeni “Madem ki Evliyanın himmetine inanıyorsunuz, öyleyse babanıza karşı gelmeyin. Yoksa sizi cezalandırırız” buyurdu.
Vali bunu duydu.
Hoşuna gitmedi.
Niyetini bozdu.
Ve kalbinden "En iyisi yarın bu zatı öldürteyim” diye düşündü.
● ● ●
O gece rüyasında İbrahim Gülşeni hazretleri bunun boğazını kuvvetle sıkıp "Bre zalim! Yaptığın zulümler yetmez mi ki Cenab-ı Hakk'ın halis kullarını öldürmeyi düşünürsün?" dedi.
Halil boğulur gibi oldu.
Mâni de olamıyordu.
Hemen tövbe etti.
● ● ●
İbrahim Gülşeni hazretleri, o gece bir evde misafirdi.
Vakit gece yarısıydı.
Ev sahibini uyandırıp:
“Kalk, vali Halil'in konağına gidelim” buyurdu.
Birlikte gittiler.
Büyük veli:
"Ey Halil! Hâlâ beni öldürme fikrinde misin?" diye seslendi.
Vali Halil ağlıyordu.
Koşup kapıyı açtı.
Ve büyük Veliye:
"Efendim! Yaptıklarıma pişman oldum. Tövbe ettim. Yalvarıyorum bana dua buyurunuz. Bundan sonra hiç kimseye zulüm etmiyeceğim” dedi.


www.gonulsultanlari.com