Taha-yý Hakkari, büyük âlim ve veli.
Nasihati, herkese olurdu faideli.
Bir gün de buyurdu ki: (Helekel müsevvifun.)
Yarýn yok, bugün vardýr, manasý budur bunun.
Hadis-i þeriftir ki, o Server buyurmuþtur.
Yani yarýn yaparým diyen, helak olmuþtur.
Yarýn, sana sorulur, hesabý her bir iþin:
(Sen bunu yaptýn ama, ne maksatla ve niçin?)
Eðer güzel bir cevap veremezsen sen buna,
Bir paçavra misali, çarpýlýr suratýna.
Bu dünya nimetleri, insaný aldatýyor.
Halbuki Allah ona, (meta-ül gurur) diyor.
Tencereyi tutmaya yarayan bez vardýr ya,
Ýþte meta-ül gurur, geliyor bu manaya.
Büyükler buyurur ki: (Bir kimse yola çýksa,
Götürür o seferde, ne lazým olacaksa.
Bir günlük mesafeye gidecek olsa insan,
Günlük ihtiyaç kadar götürür eþyasýndan.
Yatak yorganýný da almaz elbet yanýna.
Zira bu, muhaliftir kulun tabiatýna.
Ýhtiyaç olmayacak nesneleri götürmek,
Bir ahmaklýk olur ki, mümine yakýþmaz pek.)
Ahiret yolcusuyuz bu dünyada biz dahi.
Varacaðýmýz menzil, ahirettir nihai.
Ýþte bu yolculukta, bize lazým olacak,
Ve gittiðimiz yerde ihtiyaç duyulacak,
Þeyler neyse, onlarý tedarik zorundayýz.
Evvela bu þeyleri bilmek durumundayýz.
Peki, ne gibi þeyler ahirete aittir?
Bu þeyler, (güzel ahlak) ve (amel-i salih)tir.
Dinin þu dört temeli, namaz, oruç, hac, zekat,
Ve Allah rýzasýna muvafýk her icraat,
Amel-i salihtir ki, yapýlýrsa ihlasla,
Ahirete gidince, sýkýntý olmaz asla.
Bunlarýn haricinde þeylerle meþgul olmak,
Bir ahmaklýk olur ki, beðenmez cenâb-ý Hak.
Denirse ki: (Var ise, ev yahut at, araba,
Bu þeyler, dünyalýktan sayýlýr mý acaba?)
Ahiret niyetiyle olurlarsa, iyidir.
Yani dünyalýk deðil, ahirete aittir.
Nefis için olursa, hiç itibar edilmez.
Dünyalýk olurlar ki, on para bile etmez.
Allah için kazanýp, Allah için sarf etmek,
Halis Müslümanlarýn þiarý olsa gerek.
Ahirette faydasý olmayacak ne varsa,
Hepsi dünyalýk olup, vebaldirler hülasa.
Ýþte bütün bunlarda hata yapmamak için,
Sorarak yapýlmasý lazým gelir her iþin.
Hüner, sual ederek, iþi öyle yapmaktýr.
Baþarýnýn sýrrý da, burada yatmaktadýr.)
|