Gönül Sultanları.com >  Eshâb-ý Kirâm > Akabe biatlarý
Akabe biatlarý
Bi’setin onbirinci senesinde, o Server,
Kâbe’de, bir grupla karþýlaþýverdiler.

Bunlar altý kiþiydi, Resulullah o zaman,
Onlar ile oturup, konuþtu kýsa bir an.

Kur’an-ý kerim’den de okuyup birkaç âyet,
O altý Hazrecli’yi, Ýslam’a etti davet.

Kelime-i þehadet getirip sonra hemen,
O an iman ettiler, hepsi can-ü gönülden.

Peygamber-i ziþândan alarak sonra izin,
Döndüler Medine’ye Ýslam’ý yaymak için.

Bu mesud altý kiþi, Medine’ye gelerek,
Halký, Ýslamiyet’e çaðýrdýlar tek be tek.

Öyle ki, bu gayretler sonunda, Medine’de,
Konuþulur olmuþtu Ýslamiyet her evde.

Müslüman olmuþlardý tamamen Hazrec’liler.
Ve hatta Evs’ten dahi vardý iman edenler.

Es'ad bin Zürare ve oniki kiþi daha,
Geldiler ertesi yýl, Hac için Beytullaha.

O zamanlar Mekke’de, çok gergin hava vardý.
Kâfirler, müminlere eziyet yaparlardý.

Sevgili Peygamberle görüþseydi kim eðer,
Yapýyorlardý ona çok feci iþkenceler.

Allah’ýn Resulüyle onlar dahi gizlice,
Bir araya geldiler Akabe’de bir gece.

Dediler ki: (Biz sana, her hususta teslimiz.
Her ne emir verirsen, yerine getiririz.)

Tam baðlýlýklarýný söyleyip Ona bizzat,
O gün Resulullaha ettiler hepsi biat.

Es'ad bin Zürare’yi, Resulullah hepsine,
Emir yapýp gönderdi, Medine beldesine.

Bu oniki bahtiyar, Medine’ye gelerek,
Halka, Ýslamiyet’i anlattýlar gezerek.

Bu halis müminlerin yaptýðý bu davetle,
Yayýldý Ýslamiyet Medine’de süratle.

Önceden düþman iken Evs ile Hazrec’liler,
Müslüman olur olmaz, oldular hep can-ciðer.

Ýslam’ý daha iyi öðrenmek için dahi,
Muallim istediler Resulden bizatihi.

Sahabeden Mus’ab bin Umeyr adýnda bir zat,
Vardý ki, Resulullah gönderdi onu bizzat.

Gitti hazret-i Mus’ab, Medine beldesine.
Es'ad bin Zürare’nin yerleþti hanesine.

Onun ile birlikte, ev be ev dolaþtýlar.
Resulün sevgisini halka aþýladýlar.

Hatta Resulullahý, düþmanlarýn þerrinden,
Koruyacaklarýna söz aldýlar hepsinden.

Böylece Resul ile yapýlacak biata,
Zemin hazýrladýlar çalýþarak adeta.


Ýkinci akabe biatý

Onüç yýl geçmiþti ki bi’setten itibaren,
Müþriklerin o zulmü sürüyor idi aynen.

Hatta iþkenceleri son haddine varmýþtý.
Öyle ki, dayanýlmaz bir hale ulaþmýþtý.

Ve lakin Medine’de, Es'ad ibni Zürare,
Ve Mus’ab bin Umeyr’in üstün gayretleriyle,

Ýslam’la þereflendi Evs ile Hazrec’liler.
O imanla, huzur ve sevinç içindeydiler.

Mekke’de eza gören cümle Müslümanlara,
Kucaklarýný açmýþ, beklerlerdi o ara.

En büyük arzularý þu idi ki: O Server,
Hicretle Medine’ye teþrif ediverseler.

Hepsi, mal ve canýný, Onun için ruz-ü þeb,
Feda edeceðine söz vermiþler idi hep.

Nihayet Hac mevsimi gelmiþ idi o sene.
Onlarýn bu aþklarý, çýkmýþtý zirvesine.

Es'ad bin Zürare’yle birlikte hem o zaman,
Yetmiþüç erkek ile, iki kadýn Müslüman,

Medine’den Mekke’ye gelip hac eylediler.
Resulle Akabe’de bir araya geldiler.

Görüþüp konuþarak o Serverle ayrýca,
Hicret etmelerini ettiler arz ve rica.

Peygamberin amcasý hazret-i Abbas dahi,
Hazýr bulunuyordu orada bizatihi.

Dedi: (Bu, biliniz ki, kardeþimin oðludur.
Ýnsanlardan en fazla sevdiðim kiþi Odur.

Siz Onu tasdik edip ve tâbi olduysanýz,
Ve alýp götürmekte kati kararlýysanýz,

Beni tatmin edecek söz verin þimdi bana.
Bir zarar gelmemeli asla Onun kýlýna.

Onu, layýký ile koruyacak iseniz,
Ne a’la, yanýnýzda götürün, yoktur beis.

Yok, oraya gidince, Onu yalnýz baþýna,
Býrakacak iseniz, götürmeyin boþuna.)

Onun sözü bitince, Es'ad ibni Zürare,
Resulden izin alýp, baþladý þu sözlere:

(Ya Resulallah bizler, kalbimizle büsbütün,
Ýman edip ve size tâbi olduk topyekün.

Size kucak açmakta, olduk bütün ve birlik.
Bu þerefli görevi, vacib ve lazým bildik.

Kendi çocuðumuzu nasýl koruyor isek,
Sizi dahi öylece koruruz, bu bir gerçek.

Ve sizi, kanýmýzýn son damlasýna kadar,
Koruyacaðýmýza, yeminle verdik karar,

Bu babta, aramýzda tam mutabakat vardýr.
Dilimiz ne söylerse, kalbimiz de aynýdýr.)


Hepsi biat ettiler

Es'ad bin Zürare’nin konuþmasýndan sonra,
Abdullah bin Übade hitab etti onlara.

Dedi: (Ey Hazrec’liler, Resulü ne için siz,
Kabul ettiðinizi iyi bilir misiniz?)

Onlar, (Evet, biliriz) cevabýný verdiler.
O, sözüne devamla dedi: (Ey Hazrec’liler!

Sizler Onu hem sulhta, hem savaþ zamanýnda,
Koruyacak mýsýnýz her tehlike anýnda?

Mallarýnýz zarara girse de tam olarak,
Ve akrabalarýnýz olsa da cümle helak,

Sevgili Peygamberi, eðer ki yardýmcýsýz,
Býrakacak iseniz, þimdiden býrakýnýz.

Böyle yapar iseniz, biliniz ki elbette,
Helake uðrarsýnýz dünya ve ahirette.)

O böyle söyleyince, bilcümle Hazrec’liler,
Hepsi de, ittifakla onu tasdik ettiler.

Dediler ki: (Vallahi biz Peygamberimizi,
Hiç yalnýz býrakmayýz, öldürseler de bizi.

Mal ve can bakýmýndan olsak da hayli maðdur,
Ondan ayrýlamayýz, ölmek var, dönmek yoktur.)

Bu sözleri, cümlesi kabul etti gönülden.
Allah’ýn Resulüne söz verdiler o günden.

Ve Es'ad bin Zürare dedi ki ilk olarak:
(Ben, Allah ve Resule söz veririm ki mutlak,

Onu koruyacaðým her zaman mal ve canla.
Ve biat ediyorum Peygamber-i ziþânla.)

Müsafeha eyledi o böyle söyleyerek.
Sonra, diðerleri de biat etti tek be tek.

Resulullah uðrunda, böylece o gün onlar,
Hepsi, can ve malýný hep ortaya koydular.

Ýki de kadýn vardý aralarýnda, fakat,
Onlar ile, sadece söz ile oldu biat.

Resulullah, onlardan söz aldý ki bir daha:
(Bir þeyi þerik, ortak koþmayýnýz Allah’a.

Hiç hýrsýzlýk, zina ve iftira etmeyiniz.
Kýz çocuklarýnýzý asla öldürmeyiniz.

Yalan söylemeyin ki, kerihtir bu da gayet.
Ve hayýrlý iþlere etmeyin muhalefet.)


Onlar, Resulullahla ederken o gün biat,
Akabe tepesinden geldi þöyle bir feryat:

(Ey Kureyþ, Muhammed ve Medineli müminler,
Sizinle savaþ için ittifaka girdiler.)

Resulullah buyurdu: (Duyduðunuz bu feryat,
Akabe þeytanýdýr, eylemeyin iltifat.)

Sonra o müminlere, bunu müteakiben,
Buyurdu: (Yerinize dönünüz þimdi hemen!)

Medine’den Resulün yanýna gelmek ile,
Onlar Muhacirinden oldular böylelikle.

www.gonulsultanlari.com