Peygamber efendimiz, Aliyyül Mürteza'yý,
Yemen'e gönderdi ki, fetheylesin orayý.
Halid bin Velid’i de, bir bölük asker ile,
Gönderip, buyurdu ki: (Yardým eyle Ali'ye!)
Hazret-i Halid’in de yardýmý ile Yemen,
Pes ederek, Ýslam’ý kabul ettiler hemen.
Müseylemet-ül kezzab çýkýnca Yemame’de,
Onun ordusunu da daðýttý bir hamlede.
Yirmibin adamýný öldürdü o hainin.
Ýkibin þehid düþtü, askerinden Halid'in.
Oradan da Hire’ye vardý ayný hýz ile.
Kalenin etrafýný kuþattý askeriyle.
Hire'nin valisiyle, kale kumandanýný,
Huzuruna çaðýrýp, verdi talimatýný.
Dedi: (Size teklifim iki þeydir, biliniz.
Ya gelin iman edin, ya da cizye veriniz.
Yoksa bir ordu ile geldim ki bu yerlere,
Dövüþüp þehid olmak, zevk verir bu erlere.)
Kumandanýn elinde, gördü o an bir þiþe.
Buyurdu ki: (Nedir o, yarýyor mu bir iþe?)
Arz etti ki: (Ey Halid, þiddetli bir zehirdir.
Zerresi, bir insaný öldürmeye kafidir.
Arzumuz hilafýna, sürersen bir þart öne,
Bu þart ile dönemem milletimin önüne.
Buraya gelir iken, aldým bunu yanýma.
Gerekirse, içerek kayacaðým canýma.)
Aldý onun elinden o zehir þiþesini.
Besmele söyleyerek içiverdi hepsini.
Onlar, þaþkýn bir halde döndü kale içine.
Dediler: (Rastlamadýk biz asla böylesine.
Öyle bir kumandandan aldýk ki talimatý,
Bir þiþe zehir bile öldürmüyor o zatý.)
Sonra gelip dediler: (Biz cenge girmeyelim.
Ne kadar istiyorsan, size cizye verelim.)
Kabul edip, oradan yürüdü Þam yönüne.
Fethetti çok kaleyi, ne çýktýysa önüne.
Lakin papazlar ile, bir ordu topladýlar.
Ýkiyüzkýrk bin kiþi, Yermük’te toplandýlar.
Kýrkaltý bin kiþiydi Ýslam mücahidleri.
Dövüþüp, þehidliðe can atardý her biri.
Eþine rastlanmayan bir cenk oldu Yermük’te.
Kâfirler, öldürmekle bitmiyordu o günde.
Kâfir ölüleriyle doldu Yermük ovasý.
Kan gövdeyi götürdü, yoktur mübalaðasý.
Üçbin kadar Müslüman asker de oldu þehid.
Galip geldi sonunda, yine Halid bin Velid.
|