Gönül Sultanları.com >  Eshâb-ý Kirâm > Ýsmini Ali koydum!
Ýsmini Ali koydum!
O Hazret-i Ali ki, dördüncü halifedir.
Bilcümle evliyanýn baþ tacý, seyyididir.

Babasý Ebu Talip, Fatýma’dýr annesi.
Doðmuþ idi hicretten yirmiüç yýl öncesi.

Fatýma Hatun der ki: Bir gün tavaf yapardým.
Bir doðum sancýsýyla birden rahatsýzlandým.

Allah’ýn Resulü' de yakýnýmdaydý o an.
Halimi arz eyledim kendisine o zaman.

Ve rica eyledim ki: (Ya Muhammed-ül emin!
Oðlum olmasý için, bana dua eyleyin.)

Buyurdu ki: (Ederim ve lakin bir þart ile.
Eðer oðlan olursa, söz ver bana vermeye.)


Dedim ki: (Ben ve zevcim, size söz veriyoruz.
Doðacak oðlumuzu, sana nezrediyoruz.)

O zaman dua edip, buyurdu: (Durma daha.
Tavafýný bitirip, gir hemen Beytullaha.)


Ben Kâbe’ye girerek, dua ettim hem dahi:
(Bana, hayýrlý oðul ihsan et ya ilahi!)

Geldi hazret-i Ali bu dünya âlemine.
Konuldu adet üzre bir beþiðin içine.

Ebu Talip, oðlunun görmek için yüzünü,
Kaldýrmak isteyince yüzünün örtüsünü,

Çocuk, hemen kuvvetle yapýþýp örtüsüne,
Müsaade etmedi ki, bir an baksýn yüzüne.

Fatýma da emzirmek istediyse de, fakat,
Bir müddet, ona dahi etmedi muvafakat.

Þaþýrdýlar çocuðun bu hali nedir? diye.
Az sonra, Resulullah teþrif etti haneye.

Onlar Onu görünce, bir hayli sevindiler.
(Ya Muhammed-ül emin, safa geldin!) dediler.

Resulullah, beþiðin yanýna vardýðýnda,
Nur çocuk, mýþýl mýþýl uyurdu yataðýnda.

Lakin Resulullahýn alýnca kokusunu,
Örtüsünü kaldýrýp, ilk defa gördü Onu.

Neþelendi, sevindi ve atýldý Resule.
Sanki þöyle diyordu lisan-ý hali ile:

(Çok þükür nail oldum devlet-i didarýna.
Açmadým hiç yüzümü, senden gayrýlarýna.

Henüz beni görmeden validemle pederim,
Ýstedim sen göresin, buydu benim emelim.)

O Server, onu alýp mübarek kucaðýna,
Ezan ve ikameti okudu kulaðýna.

(Ýsmini ne koydunuz?) diye sual edince.
Dediler ki: (Senindir, koy arzu ettiðince.)

Buyurdu: (Madem bana havale edersiniz,
Ali koymak isterim, muvafýk mý dersiniz?)


Fatýma arz etti ki: (Gaibden bana dahi,
Bu ismi vermemizi demiþti biri sahi.)

www.gonulsultanlari.com