Hazret-i Ýbrahim'in, kardeþinin oðluydu.
Siyah gözlü ve güzel, iri, orta boyluydu.
Bütün iyi huylara, sahip idi ne varsa.
Cömertliði ve sabrý, meþhur idi bilhassa.
Hazret-i Ýbrahim'le, o da, Babil þehrinden,
Birlikte hicret etti, o Nemrud’un þerrinden.
Amcasýnýn yanýnda, Þam'a geldi o dahi.
Orada, onun için, geldi vahy-i ilahi.
Hakkýnda buyurdu ki, Rabbimiz Halil'ine:
(Lût, Peygamber olarak, gitsin Sedum kavmine!)
Ýbrahim Halilullah, çaðýrýp yeðenini,
Bildirdi kendisine, Allah'ýn bu emrini.
Buyurdu ki: (Git hemen, Sedum ahalisine.
Allah'ýn birliðini, teblið eyle hepsine.)
O Sedum milleti ki, þimdiki Lût gölünün,
Bulunduðu bölgede yaþýyorlardý o gün.
Birbirlerine yakýn, beþ müstakil þehirde,
Binlerce Sedum halký yaþardý o devirde.
Ve lakin kâfir olup, puta tapýyorlardý.
Yol kesip, insanlara zulüm yapýyorlardý.
Bilhassa o güne dek, hiç bir eski milletin,
Ýþlememiþ olduðu, çok iðrenç ve pek çirkin,
Bir fiili, açýkça ederlerdi irtikâb.
Hem de hiç duymazlardý, bir utanma ve hicab.
Ahlaksýzlýk ve zulüm, böyle kol geziyordu.
Kuvvetliler, zalimce zayýfý eziyordu.
Edep hayâ duygusu, yok olmuþtu tamamen.
En çirkin, ayýp iþler, yapýlýrdý alenen.
Hatta kimler bu iþi çok yaparsa ne kadar,
O kimseler, bilhassa görürdü çok itibar.
Hiç kimse, diðerini, bundan men etmiyordu.
Bilakis yapmayanlar, hakir görülüyordu.
Bununla da kalmayýp, öldürülürdü hatta.
Ahlaksýz olmayanlar, kalamazdý hayatta.
Yabancý kim gelseydi, kalkýp memleketinden,
Mallarýný, zor ile alýrlardý elinden.
Ve zorla o kimseye, o çok iðrenç ve çirkin,
Fiili yaparlardý, hiç hayâ etmeksizin.
Ve bir yolcu geçseydi, onlarýn diyarýndan,
Küçük taþ atarlardý, ona yol kenarýndan.
Kimin taþý isabet etseydi o yolcuya,
O giderdi onunla o fiili icraya.
Vardý bu alçaklarda, her türlü kötü haslet.
Mesela koðuculuk, söz taþýmak, hiyanet.
Ve bilhassa hepsinde, var idi ki cimrilik,
Hiç kimse, diðerine yapmazdý bir iyilik.
Herkes üstün görürdü, kendini diðerinden.
Yanlarýna yanaþmak, zordu kibirlerinden.
Ýstihza ederlerdi, zayýf kimseler ile.
Bundan, zevk alýrlardý, sýkýlmak dursun hele.
Ýþte onlar, hak yoldan kalmýþken böyle uzak,
Lût aleyhisselamý gönderdi cenâb-ý Hak.
Nemrud'un bir yakýný, Sedum ibni Harik nam,
Bir kral var idi ki, layýktý onlara tam.
Velhasýl Lût peygamber, Sedum'a oldu vasýl.
Gördü ki, her iþleri günah, çirkin ve batýl.
|