Gönül Sultanları.com >  Peygamber Efendimiz > Mübarek Nuru > Kurbanlýk oðul
Kurbanlýk oðul
Ýþte Abdülmuttalip, o zemzem kuyusunu,
Kazýp da çýkarýnca, meþhur zemzem suyunu,

Kureyþliler, bu sudan etti çok istifade.
Onun þaný, þöhreti arttý daha ziyade.

Bu hadiseden sonra, yýllar geçti aradan.
Kendisine on oðul ihsan etti Yaradan.

Bunlardan Abdullah’ý, en fazla seviyordu.
Zîra Onun alnýnda o Nur parýldýyordu.

Bir gece, rüyasýnda dendi ki kendisine:
(Bir nezrin vardý senin, onu getir yerine!)

Korku ile uyandý sabah Abdülmuttalip.
Bir koç kurban eyledi, rüyayý müteakip.

Lakin gece rüyada, ona, ertesi günü,
Denildi ki: (Kurban et, o koçtan büyüðünü!)

Uyanýp düþündü ki: Var elbet bunda bir sýr.
Ýkinci günü ise, kurban etti bir sýðýr.

Lakin gece rüyada, kendisine ayný ses,
Þöyle nida etti ki: (Daha büyüðünü kes!)

Sordu ki: (Ondan büyük kurbanlýk ne ola ki?)
Dendi ki: (Yýllar önce, bir adaðýn vardý ki,

On oðlundan birini kurban edecektin ya.
Ýþte o adaðýnýn hükmünü eyle icra.)

Sabah Abdülmuttalip, toplayýp evladýný,
Söyledi yýllar önce yaptýðý adaðýný.

Dedi ki: (Birinizi, kurban etmem gerekir.
Bu hususta, sizlerin acaba fikri nedir?)

Bu fikre, hiçbirisi etmedi muhalefet.
Dediler: (Hangimizi istiyorsan kurban et.)

Buna, Abdülmuttalip sevinip, hemen sonra,
On oðlu arasýnda, çekiverdi bir kur’a.

Ýlk kur’a, Abdullah’a eylemiþti isabet.
Lakin ona, hepsinden beslerdi çok muhabbet.

Çünkü Nur, Abdullah’ýn alnýnda parlýyordu.
Üzüldü, sendeledi, gözleri yaþla doldu.

Bir eline býçaðý, birine Abdullah’ý,
Alýp geldi Kâbe’ye, yapmak için adaðý.

Lakin akrabalarý eylediler itiraz.
Dediler ki: (Oðlunu boðazlama, dur biraz!

Rabbini, baþka türlü razý edebilirsin.
Bir kâhine danýþ da, o sana yol göstersin.)

O dahi bir kâhine açtý bu vaziyeti.
O sordu: (Bir insanýn, sizde nedir diyeti?)

(On devedir) deyince, dedi ki: (On deveyle,
Oðlunuz arasýnda, kur’a çekin siz hele.

Oðlunuza çýksa da, onu kurban etmeyin.
On deve ilaveyle, kur’aya devam edin.

Kur’anýz develere çýkýncaya kadar tam,
Böyle hep arttýrarak kur’aya edin devam.)

Hemen Abdülmuttalip, gelerek Beytullaha,
On kur’a çektiyse de, çýktý hep Abdullah’a.

Her kur’ada on deve arttýrýp çekti tekrar.
Develerin sayýsý artardý onar onar.

Yüz’e balið olunca develer en nihayet,
Kur’a da, develere eylemiþti isabet.

Kesti o yüz deveyi o gün Abdülmuttalip.
Daðýttý fakirlere, kendileri yemeyip.

Resulün ecdadýndan Ýsmail Peygamber de,
Aynen böyle kurbanlýk olmuþtu o devirde.

Bir hadis-i þerifte, bu, beyan olunmuþtur:
(Ben, iki kurbanlýðýn oðluyum) buyurmuþtur.

www.gonulsultanlari.com