Ýki cihan güneþi Peygamber-i ziþânýn,
Mübarek babalarý hazret-i Abdullah’ýn,
Dünyaya geldiðinde, bilcümle ehl-i kitap,
O gün, birbirlerine ettiler þöyle hitap:
(Ýþte, ahir zamanda gelecek son Resulün,
Babasý olan kiþi, dünyaya geldi bu gün.)
Ve beni Ýsrailin yanlarýnda, o vakit,
Bir cübbe var idi ki Yahya Nebi’ye ait,
Þehid olduðu zaman, bu vardý üzerinde.
Ve mübarek kanýndan, iz vardý çok yerinde.
Hem de kitaplarýnda þöylece yazardý ki:
(Bu cübbeye bulaþan o kanlar, ne zaman ki,
Tazelenip damlarsa, son gelecek Resulün,
Babasý olacak zat, dünyaya gelir o gün.)
Vakta ki cübbedeki o kan taze olunca,
Ve damla damla olup, akmaya baþlayýnca,
Ýsrail oðullarý, buna vakýf oldular.
O zatýn doðduðunu yakînen anladýlar.
Ve lakin kýskandýlar öðrenip hemen sonra,
Kendi kavimlerinden gelmemiþti o zira.
Hatta öldürmek için, yaptýlar çok suikast.
Nur’un bereketiyle, korunurdu o fakat.
Ne zaman ki Abdullah, erdi büluð çaðýna,
Güzellikte, benzeyen hiç kimse yoktu ona.
Bu yüzden, kýzlarýný, nice namlý kiþiler,
Ona vermek üzere, gayrete giriþtiler.
Ve nice hükümdarlar vardý ki o gün hatta,
Ona kýz vermek için, yarýþtýlar adeta.
Ve Abdülmuttalib’e gelerek dediler ki:
(Kýzýmýzý oðluna alýr isen eðer ki,
Biz her þarta razýyýz, yeter ki sen kabul et.)
Lakin Abdülmuttalip, hepsini ederdi red.
Ne zaman ki Abdullah, girdi onsekizine,
Herkes hayran olurdu onun güzelliðine.
Alnýnda Nur-u Nebi, güneþ gibi parlardý.
Onu gören kýzlarýn, gönlü ona akardý.
Ýkiyüze yakýn kýz, Mekke’ye gelerek hep,
Onunla evlenmeyi ettiler arzu, talep.
Lakin Abdülmuttalip, oðluna en mükemmel,
En kibar ve en asil, huyu ve yüzü güzel,
Bir kýz arar idi ki, hem o Halilullahýn,
Doðru olan dinine baðlý olsun bihakkun.
Hazret-i Abdullah'ta vardý böyle asalet.
Lakin beni Ýsrail, ettiler onu haset.
Hatta öldürmek için, and içip söz verdiler.
Silahlý yetmiþ kiþi, Mekke’ye gönderdiler.
Nihayet Abdullah’ýn, kýrda olduðu bir gün,
Kýlýçlarýný çekip, saldýrdýlar topyekün.
Ve lakin Abdullah’ýn akrabasýndan olan,
Vehb bin Abdi Menaf da yakýnda idi o an.
Birkaç arkadaþýyla ava çýkmýþtý o da.
Abdullah’ýn halini gördüler o arada.
Lakin karþý koymaya, güç yetiremediler.
Zira yetmiþ kiþiydi ona hücum edenler.
|