Hazret-i Peygamberle, Ebu Bekir-i Sýddýk,
Amir bin Füheyre ve Abdullah bin Üreykýt,
Sekiz Rebiül evvel, Pazartesi gününde,
Oldular kuþluk vakti, sabah Kuba köyünde.
Resulullah burada, ilk mescidi yaptýlar.
Ve Kuba vadisinde, ilk Cumayý kýldýlar.
(Temeli, takva üzre kurulan mescit) diye,
Hak teâlâ katýndan, geldi hem bir methiye.
Bu arada Mekke’de, Ali bin Ebi Talip,
O gün emanetlerle, Kâbe yanýna gelip,
Resulün makamýna oturup nida etti:
(Herkes, emanetini gelsin ve alsýn!) dedi.
Artýk Mekke þehrinde kalan Eshab-ý kiram,
Hep hazret-i Ali’ye gelip sýðýndýlar tam.
Ve Mekke’de kaldýkça Resulullahýn evi,
Mekan tuttu orada, yine hazret-i Ali.
Resul haber saldý ki hem hazret-i Ali’ye:
(Eþyalarýmý alýp, Medine’ye gel!) diye.
Bu emri alýr almaz hazret-i Peygamberden,
Kureyþ kâfirlerinin yanýna geldi hemen.
Dedi ki: (Medine’ye gideceðim ben yarýn.
Bir þey diyecekseniz, yarýna býrakmayýn.)
Herbiri, baþlarýný aþaðý indirdiler.
Korkudan bir kelime cevap veremediler.
Lakin hazret-i Ali, yükleyip eþyalarý,
Giderken, karþýsýna çýktý Kureyþ küffârý.
Dediler: (Gidemezsin, geri dön yüklerinle!
Aksi halde hepimiz, cenk ederiz seninle.)
Allah arslaný Ali, devesinden inerek,
Yürüdü üstlerine, hiddetle kükreyerek.
O anda, korku düþtü kalblerine küffârýn.
Allah’ýn yardýmýyla oldular darmadaðýn.
Yine hazret-i Ali, binerek devesine,
Çýktý müteveccihen, Medine beldesine.
Sonra çýktý yoluna Mikdad adýnda biri.
Kýlýcýný çekerek dedi: (Hemen dön geri!)
Ýndi yine deveden, yürüdü üzerine.
Bir hamlede yýkarak, çýktý göðsü üstüne.
Hemence öldürmeyip, imana etti davet.
O dahi kabul edip, nasib oldu hidayet.
Hem büyük bahadýrý oldu Müslümanlarýn.
Hem de, büyüklerinden oldu cümle Eshabýn.
Sonra hazret-i Ali, devam etti sefere.
Ve nihayet Kuba’da, yetiþti o Servere.
Þiþmiþ ayaklarýndan, kanlar akýyordu hep.
Ve hatta varamadý huzura bundan sebep.
O Server haber alýp, teþrif etti yanýna.
Haline çok acýdý ve sarýldý boynuna.
Mübarek elleriyle, narin ayaklarýný,
Okþayýp takdir etti, bu fedakârlýðýný.
Ellerini kaldýrýp, bu amcazadesine,
Çok dualar eyledi, sonsuz saadetine.
Bu fedakârlýðýnýn üstüne, sonra hemen,
Bir âyet nazil oldu, kendisini metheden.
|