Kureyþ, kervanlarýnýn halini öðrenince,
Harp hazýrlýklarýna baþladýlar hemence.
Tam yediyüz develi ve yüz atlý, tamamen,
Yüzelli de piyade, toparladýlar hemen.
Gidip Ebu Leheb'e, (Sen de katýl!) deyince,
Korkusundan (Hastayým) deyiverdi hemence.
Yani bahane edip hastalýðý o zaman,
Yerine, baþkasýný gönderdi korkusundan.
Ümeyye bin Halef de, Ýslam düþmanlarýnýn,
En insafsýzlarýndan birisiydi pek azgýn.
Gevþek davranýyordu bu kâfir de o sýra.
(Zalimler korkak olur) buyurulmuþtur zira.
Haber vermiþ idi ki o Sevgili Peygamber:
(Bir gün benim Eshabým, Ümeyye’yi katleder.)
O, bunu bildiðinden, düþtü büyük telaþa.
Ve gitmek istemedi, bir özürle savaþa.
Ebu Cehl’e dedi ki: (Yaþlý ve çok þiþmaným.
Ýzin ver, ben bu harbe gidip savaþmayayým.)
O ise, korkaklýkla edince onu itham,
Çaresizlik içinde dedi ki: (Peki, tamam!)
Pek çoðu zýrhlý idi, bu harbe katýlanlar.
Vardý hem yanlarýnda, güzel sesli kadýnlar.
Çalgý aletleriyle, içki de almýþlardý.
Kuvvetlerine bakýp, pek çok þýmarmýþlardý.
Dediler ki: (Bu kadar güçlü bir ordu ile,
Yeneriz, bin kiþilik bir topluluðu bile.
Kaldý ki Müslümanlar, üçyüz kiþiler yalnýz.
Biz onlarý öldürüp, mallarýný alýrýz.)
Ve lakin hepsinin de, bir tek maksadý vardý.
O da, Ýslamiyet’i ortadan kaldýrmaktý.
Azgýn müþrik sürüsü, þarký ve çalgýlarla,
Gurur kibir içinde, çýktýlar sonra yola.
Ve lakin o arada, kervan ve Ebu Süfyan,
Bedir tehlikesini atlatmýþtý o zaman.
Bedir’den uzaklaþýp, bir hayli yol almýþtý.
Mekke’ye varmak için, az mesafe kalmýþtý.
Tehlike geçtiðini, gidip haber vermeye,
Gönderdi Ebu Süfyan, bir kimseyi Mekke’ye.
O, gelip bildirdi ki: (Kurtulduk tehlikeden.
Artýk geri dönünüz siz dahi bu seferden.
Yani savaþmak için, gitmeyin Medine’ye.
Çünkü lüzum kalmadý, haydi dönün geriye!)
Ve lakin Ebu Cehil, o gurur ve kibrinden,
Bunu kabul etmeyip, vazgeçmedi fikrinden.
Dedi ki: (Hayýr olmaz, bir defa çýktýk yola.
Gider ve savaþýrýz, elbet Müslümanlarla.
Hem üç gün ve üç gece, Bedir’de konaklarýz.
Þarap içer, eðlenir, develer boðazlarýz.
Etraf kabileler de, bakarak böyle bize,
Ýmrenirler bu üstün ve güçlü halimize.
Hiç kimseden korkmayýp, çekinmediðimizi,
Görür, iyi anlarlar güç ve kuvvetimizi.)
O, kâfir güruhunu coþturup böyle o gün,
Dedi: (Ey Kureyþliler, haydi þimdi yürüyün!)
|