Gönül Sultanları.com >  Peygamber Efendimiz > Bedir Gazasý > Kara olsun yüzleri!
Kara olsun yüzleri!
Resulullah eðilip, bir avuç kum alarak,
Onlarý, kâfirlerin üstüne savurarak,

Buyurdu ki: (Yüzleri kara olsun küffârýn!,
Kalblerine korku sal ya Rabbi sen onlarýn.)

Sonra Eshaba dönüp, verdi bir hücum emri.
Þanlý Eshab, bir anda atýldýlar ileri.

Tekbir sedalarýyla oklar fýrlatýlmaya,
Taþlar, sonra mýzraklar baþladý atýlmaya.

O gün hazret-i Hamza, iki kýlýç alarak,
Çarpýþýrdý, küffârý birbirine katarak.

Hazret-i Ömer ile, Allah arslaný Ali,
Vuruþurlardý o gün birer arslan misali.

Sa'd bin Ebi Vakkas bir de Zübeyr bin Avvam,
Kâfirleri þaþkýna döndürüyorlardý tam.

Abdullah bin Cahþ ile, hem de Ebu Dücane,
Savaþýyorlar idi kavi ve çevikane.

Her sahabi, geçilmez birer kale olmuþtu.
Ve tekbir sedalarý, âlemi doldurmuþtu.

Allahü teâlânýn varlýðý ve birliði,
Kâfirlerin beynine inerdi balyoz gibi.

Resulullah, (Ya Hayyü, Ya Kayyum!) diyerekten,
Allahü teâlâya yalvarýrdý yürekten.

Hazret-i Ali der ki: (Hepimiz, Bedir günü,
Öyle görmüþ idik ki Allah’ýn Resulünü,

Ýçimizde en yiðit, en cesur, en kahraman,
Ve en cesaretlimiz, Resulullahtý o an.

En yakýn O dururdu müþriklerin safýna.
Sýkýþtýðýmýz zaman, sýðýnýrdýk biz Ona.)

Müþrikler, Ebu Cehl’i tam ortaya aldýlar.
Birini, onun gibi giydirip donattýlar.

Abdullah bin Münir’di bu nasipsizin adý.
Onun, Hazret-i Ali baþýný kesip aldý.

Sonra da, Ebu Kays’ý yaptýlar böyle aynen.
Hazret-i Hamza dahi öldürdü onu hemen.

Hazret-i Ali’ye de, bir müþrik saldýrmýþtý.
Kýlýcý, kalkanýna saplanýp da kalmýþtý.

Hazret-i Ali dahi, Zülfikârý çekerek,
Öyle kýlýç çaldý ki ona (Allaah!) diyerek.

Zýrhlar örttüðü halde müþrikin vücudunu,
Zýrhý ile birlikte, ikiye biçti onu.

Hazret-i Hamza dahi vurunca o kâfire,
Miðferiyle beraber, kellesi düþtü yere.

Peygamber efendimiz, bu iki sahabiyi,
Görüp, kendilerini methetti bizatihi.

Ve onlarýn hakkýnda buyurdu ki o günde:
(Onlar, arslanlarýdýr Allah’ýn yeryüzünde.)

Hazret-i Ukaþe de, yanýnda o Resulün,
Çarpýþýrken, kýlýcý kýrýldý birden o gün.

Resulullah, yerden bir hurma dalý aldýlar.
Hazret-i Ukaþe'ye, o dalý uzattýlar.

Dediler: (Ya Ukaþe, al, bununla devam et.)
O dal, bir kýlýç oldu, büyüktü hem de gayet.

Uzun, parlak ve keskin, hem kalýndý bir miktar.
Savaþtý o kýlýçla harbin sonuna kadar.

www.gonulsultanlari.com