Resulullah, bir yandan bizzat çarpýþýyordu.
Bir yandan da Eshabý teþvik buyuruyordu.
Diyordu ki: (Yeminle söylüyorum muhakkak,
Bu gün, Hak teâlânýn rýzasýný umarak,
Sabýr ile çarpýþýp, ölen her mücahidi,
Rabbimiz, Cennetine koyacaktýr ebedi.)
Bunu, Umeyr bin Hümam iþitince Resulden,
Çok sevinip, (Ne güzel, ne güzel!) dedi hemen.
(Cennete girmem için, þehid olmam kâfiymiþ.)
Diyerek, kâfirlere saldýrdý daha müthiþ.
Daha çevik çarpýþýp, eyledi hem de gayret.
Þehadet nimetine kavuþtu en nihayet.
Daha þiddetlenince Bedir muharebesi,
Birer arslan kesildi, Sahabenin cümlesi.
Bir mümine, üç müþrik birden saldýrýyordu.
Buna raðmen, hiçbiri savaþtan yýlmýyordu.
Bir ara, þiddetlendi hücumlarý küffârýn.
Güç oldu vaziyeti, o an Müslümanlarýn.
O zaman Resulullah, hazret-i Sýddýk ile,
Kumanda çadýrýna girdi bir sýkýntýyle.
Secdeye kapanarak, yalvardý ki o zaman:
(Ya Rabbi, vaad ettiðin yardýmý eyle ihsan.)
O an Enfal suresi, dokuzuncu âyeti,
Gelerek, o Resulün kalbini fetheyledi.
Ve mübarek baþýný kaldýrarak secdeden,
(Müjde ya Eba Bekir!) buyurdu ona hemen.
(Rabbimizin yardýmý, bize geldi bu günde.
Ýþte þu, Cebrail’dir, kum tepesi üstünde.
Atýnýn dizginini tutmuþ ya Eba Bekir,
Silahlanmýþ olarak, emir beklemektedir.)
Rabbimizin emriyle, Cebrail bizatihi,
Hazret-i Mikaille, Ýsrafil de hem dahi,
Biner melek alarak üçü de yanlarýna,
Peygamber-i ziþânýn geldiler yardýmýna.
Sarý sarýk sarmýþtý, Cibril aleyhisselam.
Diðer meleklerinki beyaz idi bittamam.
Arkaya sarkýk idi uçlarý da o ara.
Ve hepsi binmiþlerdi beyaz, yaðýz atlara.
Resulullah, Eshaba buyurdu ki: (Melekler,
Takýnmýþlar herbiri niþan ve alametler.
Ey Eshabým siz dahi, melekler gibi þu an,
Yapýnýz kendinize bir alamet ve niþan.)
Zübeyr bin Avvam ile, bir de Ebu Dücane,
Sarý ve kýrmýzýdan yaptýlar bir niþane.
Meleklerin savaþa girmesiyle, aniden,
Sahabenin lehine deðiþti durum birden.
Onlar, henüz vurmadan kýlýcý kâfirlere,
Baþlarý, bir top gibi düþüyordu yerlere.
Resulün etrafýnda, tanýnmayan kimseler,
Savaþýr ve bunlarý görürdü sahabiler.
Hazret-i Sehl diyor ki: (Bir kâfirin ardýndan,
Kýlýcýmý kaldýrýp, henüz ona vurmadan,
Bakardým ki, kellesi düþüyordu yerlere.
Bu hale, herbirimiz þahid olduk çok kere.)
|