Peygamber efendimiz, Beytullahýn önünde,
Güler yüz ve vakarla duruyordu o günde.
Müþrikler de, mescid-i haramda hepsi o gün,
Toplanmýþ, bekleþirdi huzurunda Resulün.
Bir endiþe içinde bekliyorlar idi hep.
Ki, onlarýn hakkýnda nasýl hüküm verecek?
Zira bu zalim kavim, onlara bir zamanlar,
Yapmýþlardý çok aðýr iþkence ve cefalar.
Bütün bunlara raðmen, ümitlilerdi yine.
Af olunacaklarý gelirdi kalblerine.
O Server, karþýsýnda bekleþen insanlara,
Bir müddet, merhametle nazar edip ve sonra,
Buyurdu ki: (Ey Kureyþ cemaati, þimdi siz,
Hakkýnýzda ne hüküm vereceðim dersiniz?)
Dediler: (Yalnýz hayýr bekliyoruz biz senden.
Zira kerim kardeþsin, affedersin elbet sen.)
Onlara buyurdu ki o zaman Fahr-i cihan:
(Hakkýnýzda kararým þudur ki benim þu an,
Ne ki kardeþlerine dediyse Yusüf Nebi,
Ben de, bugün sizlere söylerim Onun gibi.
Bugün, kusurlarýnýz vurulmaz yüzünüze.
Ve benim tarafýmdan kýnamak olmaz size.
Sizin günahýnýzý, af buyursun Rabbimiz.
Gidiniz, bundan sonra siz hür ve serbestsiniz.)
Peygamber-i ziþânýn bu büyük merhameti,
Sevgiye çevirmiþti onlardaki nefreti.
Duyunca bu sözleri Allah’ýn Habibinden,
O kaskatý kalbleri, yumuþamýþtý birden.
Sonra Peygamberimiz, oradan ayrýldýlar.
Ve Safa tepesinin üzerine vardýlar.
Müþrikler de, önünde toplandýlar nihayet.
Ve onlarý, orada, Ýslam’a etti davet.
Onun bu davetini, hepsi kabul ettiler.
Büyük küçük, yaþlý genç, hep imana geldiler.
Yani Resulullaha biat edip topyekün,
Müslüman olmak ile þereflendiler o gün.
Resulullah, onlarýn, önce erkeklerinden,
Sonra, kadýnlarýndan söz aldý þöyle hemen:
(Allahü teâlâya þirk koþmayacaksýnýz.
Ve Onun Resulüne, tâbi olacaksýnýz.
Her kadýn, iffetini koruyacak muhakkak.
Kýz çocuklarýný da, öldürmek artýk yasak.)
Hatta Ebu Süfyan’ýn hanýmý Hind de o gün,
Hazýr bulunuyordu meclisinde Resulün.
Hepsi iman edince, evlerine gittiler.
Evlerdeki putlarý, param parça ettiler.
Çevre kavimlere de, birlikler gönderildi.
Oradaki putlar da, hep yerle bir edildi.
Ýslam’ýn gelmesiyle putlar kalktý ortadan.
Nitekim hak gelince, bâtýl gider oradan.
|