Gönül Sultanları.com >  Peygamber Efendimiz > Huneyn Gazasý > Þaþkýnlýk hasýl oldu
Þaþkýnlýk hasýl oldu
Öncü birliklerinin baþkumandaný olan,
Halid bin Velid dahi, habersizdi pusudan.

Ve hareket emrini vererek birliðine,
Hýzla sürdü atýný, o Huneyn vadisine.

Vadiye girer girmez mücahidler hep birden,
Müthiþ ok yaðmuruna tutuldular aniden.

Hiç beklemiyorlardý böyle þey zira onlar.
Ne yapacaklarýný o anda þaþýrdýlar.

Geri dönmekten baþka, yoktu bir çareleri.
Bu sebeple mecburen, döndüler birden geri.

Bu ani dönüþüyle fakat öndekilerin,
Bozuldu düzenleri, arkadan gelenlerin.

Bir þaþkýnlýk içinde, Ýslam mücahidleri,
Girdikleri vadiden dönüyordu ki geri,

Düþmanlar, yamaçlardan, yirmibin kiþi kadar,
Sel gibi, o vadiye akmaya baþladýlar.

Hevazin kabilesi, her attýðýný vuran,
Okçu bir kabileydi, gerçekten de pek yaman.

Ok yaðmuru altýnda kalýnca mücahidler,
Bir þaþkýnlýk içinde, geriye çekildiler.

Lakin Peygamberimiz, bu kargaþa anýnda,
Tek baþýna kalmýþtý düþmanýn karþýsýnda.

Buna raðmen o Server, saldýran bu düþmana,
Hücuma geçti hemen, kendisi tek baþýna.

Hazret-i Abbas ile Ebu Bekr bunu görüp,
Ve yüz kadar sahabi, bir anda geri dönüp,

Resulün arkasýndan süratle yetiþtiler.
Kendi vücutlarýný, Ona siper ettiler.

Tuttu hazret-i Abbas atýnýn dizginini.
Süfyan bin Haris ise, tutup üzengisini,

O Resulün hýzýný kesmeye uðraþtýlar.
Onu, düþman içine yalnýz býrakmadýlar.

Ve hazret-i Abbas’a, Resulullah o ara,
Buyurdu ki: (Ya Abbas, nida eyle onlara.

De ki: Ey sahabiler ve ey Medineliler!
Ey Biat-ý Rýdvan’da Resule söz verenler!)

Abbas, iri yapýlý ve gayet gür sesliydi.
Sesi, çok uzaklardan rahat iþitilirdi.

Þöyle nida etti ki: (Gelin ey sahabiler!
Ey Semüre aðacý altýnda söz verenler!

Bana doðru geliniz, buraya toplanýnýz.
Zira Peygamberimiz, burada kaldý yalnýz.)

Bu ses ile kendine gelen o sahabiler,
(Biz n’apýyoruz?) deyip, hemen geri geldiler.

Ve derhal etrafýnda toplandýlar Resulün.
Tekbir sedalarýyla inledi yer gök o gün.

Müthiþ bir mücadele baþladý ki o zaman,
Düþman dehþete düþtü, tekbir sedalarýndan.

Kýlýçlar, þimþek gibi kalkýp ve iniyordu.
Her vuruþta, bir düþman yere seriliyordu.

www.gonulsultanlari.com