Yirmibin küffâr ile, onikibin mücahid,
Þiddetli bir savaþa giriþmiþti o vakit.
Daha önce, Bedir’de, Uhud’da ve Hendek’te,
Yine Hayber ve Mute, hasýlý her bir cenkte,
Büyük kahramanlýklar gösteren bu gaziler,
Arslan kesilmiþlerdi bugün de hepsi birer.
Ali bin Ebi Talip, hem de Ebu Dücane,
Savaþýrlardý gayet seri ve çevikane.
Yine Zübeyr bin Avvam döne döne savaþýp,
O gün dehþet saçardý, düþmana kýlýç çalýp.
Sevgili Peygamber de, bu hali görüyordu.
Zafer için, þöylece dualar ediyordu:
(Ya ilahi, biz senden yardým talep ederiz.
Düþmanýn zaferini istemezsin þüphesiz.)
Allah’ýn Peygamberi, bu duayý yaptýlar.
Sonra yere eðilip, bir avuç kum aldýlar.
(Yüzleri kara olsun!) buyurup sonra yine,
Savurdu o kumlarý düþmanýn üzerine.
Bir mucize eseri, bir avuç olan kumlar,
O yirmibin düþmanýn gözlerine doldular.
Yani Resulullahýn savurduðu kumlardan,
Kurtulan, bir tek kiþi olmadý o küffârdan.
O ara melekler de, yetiþince yardýma,
O Server müjde verdi Sahabe-i kirama.
Buyurdu ki: (Allah’a olsun hamd ve senalar,
Ki, kâfirler bugün de bozguna uðradýlar.)
Bundan sonra müþrikler, baþladý bozulmaya.
Ve hatta geri geri, baþladýlar kaçmaya.
Eshab da peþlerine düþerek bu küffârýn,
Kýlýç vurup, çoðunu öldürdüler onlarýn.
Hatta harp meydanýna getirmiþ olduklarý,
Kýymetli mallarýyle, kadýn ve çocuklarý,
Býrakýp, son süratle kaçýyorlardý harpten.
Müminlerin eline geçti onlar tamamen.
Kâfirler, yetmiþ ölü býrakýp kaçmýþlardý.
Geriye, altýbin de esir býrakmýþlardý.
Baþlarý Malik bin Avf ve bir kýsým kâfir halk,
Taif’te, bir kaleye sýðýndýlar kaçarak.
Allah’ýn yardýmý ve Resulün himmetiyle,
Bitmiþti bu savaþ da, Eshabýn zaferiyle.
Lakin Peygamberimiz, görmeyip bunu kâfi,
Kuþatmak istiyordu, Eshabiyle Taif’i.
Çünkü kesin netice almak için, bu sefer,
O kaleyi düþürmek istiyordu o Server.
Halid ibni Velid’i, bir bölük ile, önden,
Gönderdi o kaleye, hiç vakit geçirmeden.
Kendisi de arkadan, mücahidlerle yine,
Geldiler tekbirlerle, o kalenin önüne.
Eshabýn geldiðini görünce o müþrikler,
Kapýlarý kapayýp, savunmaya geçtiler.
Zira göðüs göðüse savaþabilmek için,
Yoktu cesaretleri o namert müþriklerin.
|