Ahmet Mekki Efendi, âlim ve evliyadýr.
Bir gün, namaz hakkýnda þöyle buyurmuþlardýr:
Hadiste buyuruldu: (Her kim, özrü yok iken,
Namazý terk ederse, kurtulmaz baþý dertten.
Ömründe hiç bereket olmaz onun mesela.
Çok iyilik yapsa da, sevap almaz o asla.
Kimseler sevmez onu, kabul olmaz duasý.
Hem iyi dualarýn, olmaz ona faydasý.
Zelil, kötü ve çirkin ölür hem aç olarak.
Susuzluk acýsýyla o can verir muhakkak.
Mezarý, iki yandan sokar onu bir nice.
Kabri ateþle dolup, yakar onu gün gece.
Gayet büyük bir yýlan, gelir onun yanýna.
Öyle ki, hiç benzemez dünya yýlanlarýna.
Her gün, her namaz vakti, sokar onu durmadan.
Hatta kendi haline býrakmaz onu bir an.
Azap melaikesi, devamlý yanýndadýr.
Hor ve hakir olarak, Cehenneme atýlýr.)
Yine bir hadisinde buyurdu ki o Server:
(Bir namazý, vaktinde kýlmazsa biri eðer,
O kiþi, seksen sene ateþte yanacaktýr.
Ahiretin bir günü, bin sene olacaktýr.)
Bir vakit kýlmayanýn cezasý bu olursa,
Hiç kýlmayanýn hali, nasýl olur acaba?
Özürsüz namazýný terk ederse kim eðer,
Onun þahitliði de sayýlmýyor muteber.
Hele farz olduðunu etmezse eðer kabul,
O zaman, imanýný zayi eder böyle kul.
Bazýlarý çok yanlýþ bir kelam ediyorlar.
Yani (Önce vazife, sonra namaz) diyorlar.
Tabii ki vazife kutsaldýr, bu hakikat.
Büyük amirin emri, daha mühimdir fakat.
En büyük amir ise, Allahü teâlâdýr.
O halde, en birinci vazife de namazdýr.
Namaz, maddi manevi temizliktir mükemmel.
Zira günde beþ defa abdest almak, ne güzel.
Yine her gün, kýrk defa secde edince insan,
Ýdman etmiþ sayýlýr her uzvu muntazaman.
Bir insan ki, temiz ve böyle hareketlidir.
Her yaþta, sýhhatini o koruyor demektir.
Zira ömrü boyunca namaz kýlan kimseler,
Genellikle hep saðlam, yani sýhhatlidirler.
Namazýn, manen olan faydasýna gelince,
Bu, maddi faydasýndan ziyadedir bir nice.
Bir kul, günde beþ defa, Allah’ýn huzuruna,
Çýkýnca, manevi bir huzur verir bu ona.
Nefse uyup, bir günah yapacak olsa eðer,
Namaz saatlerinde, bunu anlar, vazgeçer.
Kur’an-ý kerimde de buyurulur ki zaten:
(Namaz, korur insaný uygunsuz fiillerden.)
|