Allah adamlarýndan Ahmet Mekki Efendi,
Zamanýnýn en büyük din âlimlerindendi.
Tasavvuf yolunda da gelmiþ idi kemale.
Geçti bütün hayatý, ilmi iþtigal ile.
Çok istifadeliydi vaazlarý, dersleri.
Zulmetten hidayete çekti çok kimseleri.
Bir gün de buyurdu ki: (Dünyada, her kiþinin,
Saðlam, rahat, neþeli yaþamalarý için,
Yine ahirette de, ne ki afiyet verir,
Bu faydalý þeylerin hepsine (Nimet) denir.
Çok fazla olduðundan Allah’ýn merhameti,
Yarattý kullarýna gerekli her nimeti.
Lakin nasýl bunlardan istifade edilir?
Peygamberleri ile bunlarý bildirmiþtir.
Onlara gönderdiði semavi kitaplarda,
Bu bilgiler vardýr ki, (Din) denir bunlara da.
Kâfir veya Müslüman, buna kim uysa eðer,
Dünyada onun ömrü, huzur içinde geçer.
Nasýl eczanelerde var ki bir çok ilaçlar,
Hepsinin kutusunda, bir tarifnamesi var.
Tarifesine göre kullanan, fayda görür.
Yoksa, fayda yerine zarar görür ve ölür.
Kur’an-ý kerime de her kim uygun yaþarsa,
Onun nimetlerinden fayda görür hülasa.
Dünya ve ahirette rahat yaþamak için,
Önce iman etmesi lazým gelir kiþinin.
Ýman eden bir kimse, haramdan da kaçarsa,
Ona (Müslüman) denir, ibadet de yaparsa.
Ýman, altý esasa inanmakla beraber,
Her emir yasaða da inanmak icab eder.
Hakiki Müslümandan, razýdýr Hak teâlâ.
Öyle olmak için de bir Müslüman, evvela,
Ehl-i sünnet üzere, doðru inanmalýdýr.
Ýbadetleri dahi ihlasla yapmalýdýr.
Böyle olan kullarý, Allah seveceðini,
Kalblerine, dünyada feyiz vereceðini,
Yine ahirette de, bunlara sevap, ecir,
Ýhsan edeceðini vaad etti, bu müjdedir.
(Ýbadet), emirleri yapmaktýr tam olarak.
(Takva) ise, haramdan kaçýnmaktýr korkarak.
Bir de (Ýhlas) vardýr ki, bu dahi her bir iþin,
Yapýlmasý demektir sadece Allah için.
Baþka bir maksat ile yapýlýrsa eðer iþ,
O takdirde bu olur riya, yani gösteriþ.
Böyle ibadetlere, verilmez ecir, sevap.
Ve hatta günah olup, yapýlýr acý azap.
Bid’at sahipleriyle, günah iþleyenlerle,
Arkadaþlýk, komþuluk, yapar ise bir kimse,
Zamanla kalbindeki o ihlasý bozulur.
Hatta kara lekeler ve zulmet hasýl olur.
Ýhlaslý kiþilerle görüþürse bir insan,
Bulaþýr ona dahi, onun bu ihlasýndan.
Bugün kurtulmanýn da, bir tek çaresi vardýr.
O da, kurtulanlarla birlikte bulunmaktýr.)
|