Taha-yý Hakkari ki, çok büyük evliya zat.
Her gün, talebesine ederdi çok nasihat.
Bir gün de buyurdu ki: (Doðru kitap okuyun.
Faideli ilimle ruhunuzu doyurun.
Nasýl beden muhtaçsa, her gün gýda almaya,
Elbet ihtiyacý var ruhun da bir gýdaya.
Bedenimiz, topraktan yaratýldýðý için,
Ondan çýkan þeylerdir gýdasý bu bedenin.
Mesela ekmek ve su, hatta sebze ve meyve,
Toprak mahsulü olup, gýdadýr bedenlere.
Ruh, âlem-i emir’den yaratýlmýþtýr fakat.
Bedenin gýdasýndan, alamaz lezzet ve tad.
Ýlim, sohbet, ibadet ve Kur'an tilaveti,
Ýþte ruh, bu þeylerden alýr asýl kuvveti.
Ve yine gýdasýný alamayýnca beden,
Nasýl ki zayýf düþüp, hastalanýrsa hemen,
Ruhun dahi gýdasý verilmezse eðer ki,
Zayýflar, hasta olur ve hatta ölür belki.
Ýnsan, ilim öðrenmez ve iþlerse çok günah,
Ruh, gýdasýz kalýr ve ölebilir mâzallah.
Ruhun ölmesi demek, imansýz olmasýdýr.
Cezasý, ahirette ebedi yanmasýdýr.
Çünkü birer zehirdir her bir haram, ruh için.
Ýþlendikçe, kuvvetten düþürür onu ilkin.
Bir haramý beðenir, (Ne güzel!) derse eðer,
Ýmanýný kaybedip, o ruh ölür bu sefer.
Bu ümmetin en büyük felaketi, (küfür)dür.
Bilgisizlik, cahillik, kulu küfre götürür.
Bu zamanda, rehbersiz kurtulmak mümkün deðil.
Lazýmdýr yol gösteren bir kâmil-i mükemmil.
Böyle olgun bir âlim yoksa bir memlekette,
Onlarýn kitabýný okumalý elbette.
Çünkü kitap okumak, sohbet gibi feyz verir.
Ve lakin edep ile okumak lazým gelir.
Ýmam-ý Rabbani’den birine mektup gelse,
Bunun için, ne kadar çok sevinir o kimse.
Mektubat kitabý da, o velinindir bizzat.
Farz et ki, o mektubu göndermiþ bize o zat.
Okunursa ayný þevk ve ayný muhabbetle,
Ýstifade edilir o veliden gayetle.
Ýmam-ý Rabbani de, bunu haber veriyor.
Zira bir mektubunda, þöylece buyuruyor:
(Bu mektup, yazýlsa da zahiren bir insana,
Aslýnda yazýlmýþtýr, onu her okuyana.
Yani kim okur ise, ona gönderilmiþtir.
Zira kýlýç, kuþanan içindir denilmiþtir.)
Ýþte kim, Mektubat’ý okursa bu hal ile,
Sohbet etmiþ sayýlýr, Ýmam-ý Rabbani'yle.
Anýlsa her nerede, onlarýn isimleri,
Gelir hemen o yere, bereket ve feyzleri.)
|