Sýbgatullah Arvasi, Allah dostu bir veli.
Sohbeti, dinleyene olurdu faideli.
Bir gün, sevdikleriyle sohbet ederken bu zat,
(Kibir)den bahsederek, þöyle etti nasihat:
Bilin ki, öfke gadap, kibirden hasýl olur.
Öfkelenen insanda, örtülür akýl, þuur.
Ýnsan kýzdýðý zaman, þeytan da fýrsat bilip,
Gidip onun boynuna, geçirir derhal bir ip.
Ýstediði tarafa sürükler o kimseyi.
Çünkü o, ayýramaz iyi kötü bir þeyi.
O, þeytanýn elinde, olmuþtur bir oyuncak.
Ýnsan, kýzmamak ile kurtulur bundan ancak.
Pehlivan denirse de, yenenlere hasmýný,
Lakin asýl pehlivan, yenendir gazabýný.
Biri, Resulullahtan nasihat isteyince,
(Kýzma ve sinirlenme!) buyurdular hemence.
O zat, bunu Resulden, üç defa etti talep.
Yine ayný cevabý buyurdular ona hep.
Ýsa Peygamber dahi, havarileri ile,
Giderken, karþýlaþtý yolda kötü biriyle.
Resule hakaretler eyledi o bi-edep.
O ise, iyilikle cevap verdi ona hep.
Dediler: (O hakaret etti mütemadiyen.
Siz, yumuþak cevaplar verdiniz, acep neden?)
Ýsa Nebi, o zaman buyurdu: (Ey insanlar!
Bir kapta ne var ise, dýþarýya o sýzar.)
Bir gün de buyurdu ki Ýsa aleyhisselam:
(Gadap ve öfkelenmek, ateþe misaldir tam.
Nasýl söndürürlerse ateþi, su atarak,
Söndürün hýrsýnýzý, siz de abdest alarak.)
Sahabeden biri de, Allah'ýn Resulünden,
Nasihat isteyince, buyurdu: (Kýzma hemen!)
Þu üç haslet var ise, bir Müslümanda þayet,
Hak teâlâ o kula, acýr, eder merhamet.
Biri nimete þükür, diðeri affetmektir.
Üçüncüsü, kýzýnca, öfkesini yenmektir.
Bir kimse kýzdýðýnda, davranýrsa yumuþak,
Kalbini, iman ile doldurur cenâb-ý Hak.
Biri kýzdýðý zaman, gizlerse gadabýný,
Allah da, gizler onun kusur, kabahatýný.
Bir gün hazret-i Ömer, Resulün huzuruna,
Varýp, arz eyledi ki: (Bir amel söyle bana.
Hem bana kolay olsun o ameli iþlemek,
Hem de iki cihanda, faideli olsun pek.)
Buyurdu ki: (Ya Ömer, suçlularý baðýþla.
Kimsenin ayýbýný, kimseye deme asla.
Koru Müslümanlarýn þeref, itibarýný.
Örtücü ol herkesin kusurunu, aybýný.
Eðer böyle yaparsan, kýyamette muhakkak,
Senin kusurunu da, affeder cenâb-ý Hak.)
|