Abdülvehhab-ý Mýsri, çok korkardý Allah'tan.
Þiddetle kaçýnýrdý her günah ve haramdan.
Bu zat buyuruyor ki: (Þudur ki bir Müslüman,
Elinden ve dilinden, kimseye gelmez ziyan.
Bir insanýn þerefi, inançta, imandadýr.
Yani bütün üstünlük, imaný olandadýr.
Çünkü o, baðlanmýþtýr Allah ve Resulüne.
Bir mesuliyet taþýr mahlukatýn hepsine.
Birine, bir fenalýk düþünse de o bilfarz,
Kalbindeki o iman, mani olur, yaptýrmaz.
Lâ teþbih bir köpeðin tasmasý varsa þayet,
Ondan, hiçbir insana, bir zarar gelmez elbet.
Lakin yoksa tasmasý, o, sahipsiz demektir.
Ýmansýz olanlar da buna benzemektedir.
Sahipsiz bir köpeðin, her an ne yapacaðý,
Belli olmaz ne zaman, kime saldýracaðý.
Bunun gibi imaný olmayan kimseler de,
Zarar yapabilirler her insana, her yerde.
Halbuki þöyledir ki kâmil olan bir mümin,
Elinden ve dilinden, insanlar olur emin.)
Yine bir sohbetinde buyurdu ki: (Ýns ve cin,
Yaratýldý sadece ibadet etmek için.
Ýbadet yapmaktan da maksat ve gaye asýl,
Tam, hakiki imana olmaktýr sonra vasýl.
Bu hakiki imana kavuþabilmek için,
Nefsi iman etmesi lazýmdýr o kiþinin.
Nefis inkâr ederken hasýl olan o iman,
Ýmanýn suretidir, bulmamýþtýr itminan.
Yani hep devamdadýr küfrüne nefis yine.
Hâlâ düþmanlýktadýr inatla Sahibine.
Eðer ki vazgeçerse nefis bu inadýndan,
Hakiki iman olup, hiç yok olmaz o iman.
O zaman, ameller de hakiki, gerçek olur.
Kul için, asýl maksat ve gaye, iþte budur.
Çünkü buyuruyor ki Kitabýnda Rabbimiz:
(Ey iman sahipleri, gerçek iman ediniz!)
Yine bir sohbetinde buyurdu ki: (Bu devir,
Küfrün, bir sel misali aktýðý bir devirdir.
Küfre girip girmemek zamanýdýr bu zaman.
Küfürden çok korkarak yaþamalý Müslüman.
Kim imansýz ölmekten korkmuyor ise eðer,
O, imansýz olarak ruhunu teslim eder.
Lalettayin, rastgele yaþamak, uygun deðil.
Küfre düþürebilir kulu bir söz, bir fiil.
Mesela bir günaha, (Ne güzel!) dese insan,
Kaybeder imanýný böyle söylediði an.
Mümin için, imaný, çok kýymetli servettir.
Çünkü sonsuz Cenneti temin eden sebeptir.
Onu korumak için, titremeli adeta.
Onunla nail olur çünkü sonsuz rahata.) |