Yakub-i Germiyani, âlim ve veli bir zat.
Ederdi insanlara, çok öðüt ve nasihat.
Bir gün, bu büyük zatýn, biri geldi yanýna.
(Çok zenginim) deyince, nasihat etti ona.
Buyurdu ki: (Evladým, mühim deðil dünyalýk.
Zira saadet için, kâfi deðil mal, varlýk.
Mühim olan, o malý nereden kazandýnýz?
Ve onu, nerelere ve nasýl harcadýnýz?
Helalden kazanmayan, doksan bin Hacca gitse,
Sonunda, Cehenneme düþebilir o kimse.
Ve kýlsa da o kiþi, doksan bin rekat namaz,
Yine de Cehennemden kendini kurtaramaz.
Zira eðer haramla beslenirse bir beden,
Hiç sevap kazanamaz yaptýðý ibadetten.
Farz borcu ödense de, verilmez asla sevap.
Hatta tövbe etmezse, çekebilir çok azap.
Haram ile beslenen vücudu ateþ yakar.
Aklý olan, harama hiç eder mi itibar?
Kazandýðýn maaþý, helal ettirmemiþsen,
Nasýl cevap verirsin Rabbine mahþerde sen?
(Bugün ben Allah için ne yaptým?) diye her gün,
Kendine hesap sor ki, hafiflesin bu yükün.
Zira Peygamberimiz buyurur ki: (Þimdiden,
Görün hesabýnýzý, hesaba çekilmeden.)
Hak teâlâ soracak girince kabre yarýn:
(Nasýl para kazanýp, nerelere harcadýn?
Nerelerde eskittin vücud a’zalarýný?)
Hazýrlamak gerekir, bunlarýn cevabýný.
Zira nice sakatlar, kör kötürüm olan var.
Cevap hazýrlayýn ki, ölünce soracaklar.
Hazret-i Ömer bile, sorarmýþ kendine hep.
Dermiþ ki: (Allah için ne yaptýn bugün acep?)
Her gün, nefsimiz için, yaparýz nice þeyler.
Onlar, hep sorulacak mahþerde birer birer.
O gün, yaptýklarýmýz konunca önümüze,
Nasýl mahcub oluruz o anda Rabbimize?
Affý ve maðfireti olsa da Rabbimizin,
Layýk olmak gerekir, ona kavuþmak için.
Affa layýk olmanýn þartý da þu ki yine,
Merhametli olmaktýr cümle din kardeþine.
Zira Müslümanlara, kin ve nefret taþýyan,
Ýnsandan, daha bahtsýz kim vardýr acep þu an?
Kelime-i tevhidi söyleyen, evliyadýr.
Zira evliyalýðýn, dereceleri vardýr.
Býrakýn müminleri, kâfirlerin bile biz,
Kalbini incitmeye, asla mezun deðiliz.
Birini kötülemen gerekirse muhakkak,
Kendini kötüle ki, sensin buna müstehak.
Zira Rabbine karþý, bunca günah ve isyan,
Yapmýþken, baþkasýna kýzýlýr mý ey insan?)
|