Seyyid Nuri Efendi, faziletli, büyük zat.
Özellikle gençlere ederdi çok nasihat.
Her sözü, Allah için, kalbden söylediðinden,
Ýstifade ederdi insanlar sohbetinden.
Derdi ki: (Sohbet ehli veliler yoksa eðer,
Onlarýn kitabýný okumak icab eder.
Zira kitap okumak, yarýsýdýr sohbetin.
Bu da, vesile olur gelmesine himmetin.)
Sordular ki: (Efendim, bu evliya-yý kiram,
Niçin çok konuþmayýp, etmezler fazla kelam?)
Buyurdu: (Çok konuþmak, cahillere mahsustur.
Allah adamlarýysa, az, fakat öz konuþur.
Onlar, cahiller gibi etmezler hiç yaygara.
Onlarýn bir kelamý, yön verir insanlara.
Mesela bir (kaptan)a benzer ki bu veliler,
Elbette ki kaptansýz, yürümez hiç gemiler.
Kaptan, seferden önce, açar haritasýný.
Düþünür, hesab eder geminin rotasýný.
Ýlmi tecrübesiyle çalýþarak az müddet,
Tayin eder gemiye, bir yön ve istikamet.
Ondan sonra, lüzum yok bir þey söylemesine.
Çünkü gidiþ yönünü vermiþtir gemisine.
O, istikametini vererek gayet iyi,
Hedefe, sað ve salim ulaþtýrýr gemiyi.
Yine siz düþünün ki, evde bir (soba)yý da,
Ýnsanlarý ýsýtýp, saðlar büyük bir fayda.
Verdiði sýcaklýkla ýsýnýr da her taraf,
Lakin o, ayriyeten konuþup eylemez laf.
(Lamba) da, aydýnlatýr haneleri her gece.
Lakin o da konuþmaz, ýþýk verir sadece.
Ýþte o büyükler de, sahiptir din ilmine.
Ýstikamet verirler, insanlýk âlemine.
Hak teâlâ, onlarla yaðdýrýr yaðmurlarý.
Onlarýn duasýyla, giderir belalarý.
Onlarýn sayesinde, gelir bolluk, bereket.
Onlarla vasýl olur kullara rüþd, hidayet.
Buna raðmen etmezler, lüzumsuz boþ bir kelam.
Zira bilen konuþmaz, bu, böyledir her zaman.
Lüzumsuz konuþmayý, cahiller eder þiar.
Zira boþ tenekeden, çok gürültü, ses çýkar.)
Yine bir sohbetinde buyurdu ki: (Bu devir,
Küfrün, bir sel misali aktýðý bir devirdir.
Küfre girip girmemek zamanýdýr bu zaman.
Küfürden çok korkarak yaþamalý Müslüman.
Kim imansýz ölmekten korkmuyor ise eðer,
O, imansýz olarak ruhunu teslim eder.
Lalettayin, cahilce yaþamak iyi deðil.
Küfre düþürebilir, kulu bir söz, bir fiil.
Mesela bir günaha, (Ne güzel!) dese insan,
Kaybeder imanýný, böyle söylediði an.)
|