Abdullah-ý Yemeni, Hak aþýðý bir kiþi.
Her an Ýslamiyet’e hizmet idi tek iþi.
Cömert ve þefkatliydi etrafýndakilere.
Dünya için kýzdýðý, görülmedi bir kere.
Derdi ki: (Þu lazýmdýr, insana önce esas:
Kuvvetli bir imanla, riyasýz tam bir ihlas.
Eðer bir Müslümanda, bu þeyler mevcut ise,
Mühim deðil, giydiði ayakkabý, elbise.
Hazret-i Ömer’in de, üstündeki hýrkasý,
Eski olup, var idi hem de bir çok yamasý.)
Bir gün de buyurdu ki: (Allah dostu kimseler,
Her zaman ve her yerde, Allah'a þükrederler.
Nitekim biri gelmiþ, bir velinin yanýna.
(Nasýlsýn?) dediðinde, (Ýyiyim) demiþ ona.
Adam demiþ: (Her kime sorsam ben bunu þayet,
Herbiri, bir derdinden eder hemen þikayet.
Herkesi bezdirmiþken türlü derdi, mihneti,
Siz þükrediyorsunuz, nedir bunun hikmeti?)
Buyurmuþ ki: (Kardeþim, þükür elhamdülillah.
Her türlü nimetleri, bahþetti bize Allah.
Biz, dünyada rahatlýk aramayýz ki zaten.
Dünya, mihnet yeridir, rahat olmaz esasen.
Mihneti, kendimize zevk ettik biz bir defa.
Asla beklemiyoruz dünyada zevk-ü safa.
Gelse de Müslümana, sýkýntý, dert ve mihnet,
Hiç þikayet etmeyip, bilir onu bir nimet.)
Adam bunu dinleyip, duygulanmýþ bir hayli.
Ve sormuþ merak ile o zata þu suali:
(Peki, niçin huzursuz þimdi hýristiyanlar?
Halbuki dünyalýkta, ilerde bizden onlar.)
Buyurmuþ: (Elbet olmaz huzur ve dirlikleri.
Çünkü almak üstüne kurulmuþtur dinleri.
Bizde ise, bilakis vermektir esas olan.
Almak deðil, vermeyi düþünür her Müslüman.
Onlar, neþelenirler bir þey elde edince.
Biz ise, seviniriz baþkasýna verince.
Onlar, elde etmeyi düþünürler daima.
Baþkasýna vermeyi düþünürüz biz ama.
Müslüman, almaktansa, vermeyi kârlý bilir.
Çünkü bizde, verenler kazanýr sevap, ecir.
Veren el, alan elden üstündür dinimizde.
Alan hakir, verense aziz olur hep bizde.
Hatta bizim, verecek olmasa bir þeyimiz,
Hiç olmazsa tebessüm, güler yüz gösteririz.
Alýþýk olduðundan Müslüman hep vermeye,
Ölürken, ruhunu da kolay verir meleðe.
Halbuki hep almaya alýþmýþsa bir kiþi,
Elinden bir þey çýksa, üzülür, yanar içi.
Nitekim ömrü bitip, eceli geldiði an,
Onun ruhu ve caný, zor çýkar vücudundan.)
|