Senaullah Dehlevi, âlim ve veli bir zat.
Her gün, sevdiklerine ederdi çok nasihat.
Daima zühd ve takva üzereydi her hali.
Haram korkusu ile, terk etti çok helali.
O bir gün buyurdu ki: (Bir hayaldir bu dünya.
Yani bir görüntüdür, yahut kýsa bir rüya.
Cennet nimetlerinin dünyadaki hayali,
Dinin emirleridir namaz, oruç misali.
Keza Cehennemin de misali var dünyada.
Ýçki ve kumar gibi haramlardýr bunlar da.
Öyleyse verme fýrsat nefsine bir an bile.
Ve amel defterini, kirletme günah ile.)
Bir gün de, sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar!
Bilin ki her amelden, ahirette hesap var.
O gün, bütün günahlar, olur hep aþikâre.
Mahcubiyet çok olur, bulunamaz bir çare.
Halbuki o iþleri, lalettayin bir insan,
Görecek olsa eðer, mahvolur utancýndan.
Ve hele sevdikleri, anne, baba, kardeþi,
Görecek olsa eðer, ne hal alýr o kiþi?
Dünya ve ahirette mahcup olmamak için,
Ýsyan etmemelidir emrine Rabbimizin.
Zira buyuruldu ki: (Haram, ateþ gibidir.
Ve günah iþleyenler, ateþte yanabilir.
Dünyada haramlarý, gülerek iþleyenler,
Mahþerde, aðlayarak Cehenneme girerler.)
Bir gün de buyurdu ki: (Müslüman, tembel olmaz.
Para kazanýr, ama, ona gönül baðlamaz.
Rýzkýn onda dokuzu, ticarettedir, ama,
Yaparken düþmemeli bir günah ve harama.
Bütün ibadetlerin, onda dokuzu ise,
Helalden yemektir ki, bu lazým asýl bize.
Gömleðin bir düðmesi haramdan olsa þayet,
Kabul olmaz, onunla yapýlan bir ibadet.
Haram ve günahlardan kaçmaya, takva denir.
Takva, ibadetlerin en faziletlisidir.
Haram ve günahlardan kaçmadýkça bir mümin,
Göremez faydasýný hiçbir ibadetinin.
Yani ibadetleri, indallah kabul olmaz.
Borcunu ödese de, hiç sevap kazanamaz.
Temeli, takvadýr ki bütün iyiliklerin,
Önce, takva sahibi olmalýdýr her mümin.
Bu dünyada, rahata ve huzura kavuþmak,
Takvaya sarýlmakla müyesser olur ancak.
Ebediyen Cennete girmek de ahirette,
Yine bu takva ile mümkün olur elbette.
Nefesler sayýlýdýr, tükenir bir gün elbet.
Allah’ýn huzuruna çýkacaðýz akýbet. |