Celaleddin Tebrizi, âlim ve veli bir zat.
Bir gün, sevdiklerine, þöyle etti nasihat:
Müslüman, mütevazý, alçak gönüllüdür hep.
(Ben) diye konuþmaktan, eder hayâ ve edep.
Nitekim Baki Billah adýnda veli bir zat,
Vardý ki, çok dolaþtý bulmak için bir üstad.
Yaðmur çamur demeyip, gezdi bu aþk içinde.
Yaþlý validesi de dolaþýrdý peþinde.
Çektiði zahmetleri görerek bu oðlunun,
Ýçten üzülüyordu haline her gün onun.
Bir gece yarýsýnda, sahralara çýkarak,
Dua etti oðluna, Allah'a yalvararak:
(Ya Rabbi, evladýmýn muradý neyse eðer,
Habibin hürmetine, eyle ona müyesser.
Ya kavuþtur oðlumu, ne ise muradýna,
Ya da, al ki canýmý, tahammülüm yok buna.)
Bu dua üzerine, Hacegi Ýmkenegi,
Hazretlerini bulup, hasýl oldu dileði.
Bir defa oturmakla bu Velinin dersine,
Yükseldi tasavvufun en son mertebesine.
Mutlak icazet verip, buyurdu ki o Hazret:
(Sana, iki þey için verildi bu icazet.
Biri, mübarek olsun, kavuþtun muradýna.
Ýkincisi, Serhend'den bir zat gelir yanýna.
Sen de, bu emaneti, ona teslim eyle ki,
Bu yol devam edecek onunla elbette ki.)
Bu emirle, Serhend'e gitti ise de, fakat,
Aradý, bulamadý o kimseyi o saat.
Ýmam-ý Rabbani’ydi aradýðý kahraman.
Meðer o gün ayrýlmýþ, bir iþ için oradan.
Yurduna geri dönüp, baþladý beklemeye.
Baþkalarý gelirdi, ona talebeliðe.
Lakin tevazuundan, geri gönderiyordu.
(Aradýðýnýz kiþi, ben deðilim) diyordu
Bir gence, rüyasýnda dendi ki: (Durma daha.
Yarýn gidip tâbi ol, Hace Baki Billah'a.)
Gitti, lakin o gence buyurdu ki mübarek:
(Aradýðýn o kiþi, baþkasý olsa gerek.
Sen, kendine bir rehber ararsýn, anlýyorum.
Ben dahi, senin gibi bir rehber arýyorum.)
Geri gelip, o gece rüya gördü o yine.
(Niçin tâbi olmadýn?) denildi kendisine.
Dedi ki: (Gittim ama, o zat mürþid deðilmiþ.
O dahi benim gibi, bir rehber arar imiþ.)
Denildi ki; (O idi, git tâbi ol ihlasla.
Zira benim demezler, o büyük zatlar asla.)
Tekrar gidip dedi ki: (Efendim, bu iþ tamam.
Beni kovsanýz bile, bu kapýdan ayrýlmam.)
O böyle arz edince gidip Baki Billah'a,
O zaman kabul edip, döndürmedi bir daha.)
|