Abdülhakim Arvasi, büyük âlim ve veli.
Ab-ý hayat gibiydi, nasihat ve sözleri.
Buyurdu: (Bir kimsede, var ise kâmil iman,
O kiþi, hiç Rabbine edemez günah, isyan.
Ýmanýn hakikati, bir sevgidir, bir haldir.
Böyle iman edene, isyan etmek muhaldir.
Çünkü o, ahireti düþünür gündüz gece.
Haram ve günahlarý iþleyemez böylece.
Siz de haram önünde, kapayýn gözünüzü.
Yoksa, kabul etmezler mahþerde özrünüzü.
Harama, bile bile bakan bir Müslümanýn,
Gözüne, kýzgýn kurþun dökülür sonra yarýn.
Yalan ve gýybet dahi, haram ve çirkindir pek.
Bu iki günahtan da, þiddetle kaçmak gerek.
Rabbimiz, iki kapak yarattý ki gözlerde,
Acele kapayalým, haram olan yerlerde.
Ýki dudak ile de, yaptý ki aðza kapak,
Haram iþlemeyelim, yerinde kapatarak.)
Biri, ona sordu ki: (Efendim, ne sebepten,
Ýnsan lezzet alamaz yaptýðý ibadetten?)
Buyurdu ki: (Sebebi, aþikârdýr bu halin.
Bu, hasta olduðunu gösteriyor o kalbin.
Kalbin hastalýðýna, þu ki zira iþaret,
Yaptýðý ibadetten, alamaz tad ve lezzet.
Hem de, Hak teâlâdan hayâ etmez o insan.
Utanmadan Rabbine eder günah ve isyan.
Kalbi hasta olanda, bulunmaz hem de hikmet.
Baktýðý hiç bir þeyden, alamaz ders ve ibret.
Kâr etmez ona öðüt, dinlemez hiç kimseyi.
Hep kendi bildiðine göre yapar her þeyi.
Kurtulmak istiyorsa o kimse bu halinden,
Lokmaya dikkat edip, yesin hep helalinden.
Bir Ýslam âliminin, katýlsýn sohbetine.
Onun bakýþý bile, þifadýr kalb derdine.
Nimet bilsin dine ve insanlara hizmeti.
Alýr böyle yaparsa, ibadetten lezzeti.)
Biri de, kendisinden nasihat isteyince,
Buyurdu: (Evliyayý, sev gücün yettiðince.
Allahü teâlânýn dostudur zira onlar.
Rabbine, bu suretle vasýl olur insanlar.
Bir kimse, evliyayý, candan severse þayet,
Allah'ý sevmeye de, yol açar bu muhabbet.
Bir Allah adamýný, kim ki çok sever ise,
Ýbadet yapmýþ gibi sevap alýr o kimse.
Hatta bütün nafile ibadetler içinden,
Yoktur daha üstünü, evliya sevgisinden.
Ya onu kalbine koy, ya gir onun kalbine.
Ancak böyle erilir, Allah'ýn sevgisine.
Lakin kolay deðildir onlarý kalbe koymak.
Öyleyse, sen onlarýn kalbine girmeye bak.)
|