Ebül Hasen-el Kusi, hal ehli bir kiþiydi.
Keramet sahibi ve o devrin mürþidiydi.
Sohbeti, tesirli ve feyizli olduðundan,
Dinleyenlerin hali, düzeliyordu o an.
Yanýnda, talebeler yetiþti pek ziyade.
Ondan, pek çok kimseler etmiþti istifade.
Kim gelseydi yanýna talebe olmak için,
Hemen kabul etmezdi tefekkür etmeksizin.
Baþýný öne eðip, duruyordu bir müddet.
Sonra da, kabul veya ediyordu onu red.
Zira kalb gözü ile bakýp Levh-i mahfuz’a,
O kimsenin halini, ne türlü görüyorsa,
Hakkýnda, ona göre veriyordu bir karar.
Ýyiyse, kabul edip olurdu alakadar.
Kime kabul olunmak olursa eðer nasip,
Ona, bir iþ verirdi, tam haline münasip.
O dergahta vardý ki çeþitli türlü hizmet,
Kime ne iþ verilse, bilirdi büyük nimet.
Yine bir gün, bir kimse gelerek huzuruna,
Dedi: (Dergahýnýzda, bir hizmet verin bana.)
Buyurdu ki: (Burada, sana göre tek iþ var.
Sen her gün, falan ottan bir bað getir, o kadar.)
O kimse (Peki) deyip, huzurdan ayrýlarak,
Sevinçle eve varýp, aldý derhal bir orak.
Emredilen otlardan, birer bað yapýp hemen,
Gösterilen o yere, yýðdý mütemadiyen.
Lakin bir müddet sonra, bunu basit görerek,
Bu iþi býraktý ve dergahý eyledi terk.
O günden itibaren, zaman geçti bir nice.
Bu kiþi, o günlerde rüya gördü bir gece.
Kýyamet kopmuþ görüp, müþkildi hali de hem.
Zira tam yakacaktý kendisini Cehennem.
Tam düþecek idi ki Cehennemin narýna,
Birkaç bað ot yýðýný, girdi aralarýna.
Baktý ki, o dergaha taþýdýðý o otlar.
Set olup, kendisini yanmaktan kurtardýlar.
Sabah uyandýðýnda, anladý hatasýný.
Huzuruna çýkarak, talep etti affýný.
O buyurdu: (Biz sana, faideli olacak,
Vazifeyi vermiþtik, beðenmedin sen ancak.
Bizim verdiðimizi, gördün hafif ve basit.
Halbuki böyle yapan, olamaz hiç müstefit.
Talebe, hocasýna, tam teslim olmalýdýr.
Her ne iþ verdi ise, noksansýz yapmalýdýr.)
Ve yine buyurdu ki: (Ey evladým, bir kiþi,
Üstada peki derse, rahat olur her iþi.
Ona itaat edip, beslerse hem muhabbet,
Akar ona sel gibi ondan feyiz ve himmet.
Lüzum kalmaz ayrýca yardým istemesine.
Zira gelir devamlý o himmet kendisine.
Ne kadar fazla ise sevgi ve itaati,
Çok olur o nisbette üstadýnýn himmeti.
Bir azalma olursa bu ikisinde þayet,
Azalýr o nisbette gelen yardým ve himmet.) |