Hazret-i Ali Bekka büyük ve mübarektir.
Bekka ismi, lügatta, çok aðlayan demektir.
Bir hadise üstüne, pek çok aðladýðýndan,
Ona, (Bekka) lakabý verilmiþti o zaman.
Þöyle ki, salihlerden, bir arkadaþý vardý.
Keramet ehli olup, çok ibadet yapardý.
Onun ile Baðdat'tan, yolculuða çýktýlar.
Bir yýllýk mesafeyi, bir saatte aldýlar.
Sonra o arkadaþý, dedi ki: (Biraderim,
Ben, þu gün ve þu yerde ölürüm zannederim.
Ýstediðim odur ki, tam vefatým anýnda,
Sen de hazýr olasýn, o gün benim yanýmda.)
Hazret-i Ali Bekka üzüldüyse de kalben,
Onun bu ricasýna, (Peki) dedi mecburen.
Bildirdiði saatte, gitti onun yanýna.
Hakikaten gördü ki, az kalmýþ vefatýna.
Lakin dikkat etti ki, küfre sebep olacak,
Sözler sarfediyordu son nefeste o ancak.
Çok uðraþtý ise de, imanla ölsün diye,
Muvaffak olamadý, öldü küfür üzere.
Ýþte bu hadiseye þahit olduðu için,
Ömrü, hep aðlamakla geçmiþti bu kiþinin.
Alýp cenazesini, vardý bir kiliseye.
Bir topluluk gördü ve sordu (Bu ne?) diye.
Dediler ki: (Bu gece, bizim bir ruhbanýmýz,
Öldü, lakin bir þeye çok sýkýldý canýmýz.
Tam öleceði anda, dinini býrakarak,
Ýslam dini üzere can verdi son olarak.)
Dedi: (Bu cenaze de, yaþarken mümin iken,
Mâzallah küfre kaydý, tam ruhunu verirken.
Alýn bu cenazeyi, onu da verin bana.
Kefenleyip gömeyim Ýslam mezarlýðýna.)
Aldý o cenazeyi, yýkadý, kefenledi.
Ýslam mezarlýðýna götürüp defn eyledi.
Bu hal, Ali Bekka’ya çok dokundu velhasýl.
Ve bunun tesiriyle, aðladý bir nice yýl.
Biri, ömrü boyunca yaþadý dalalette.
Sonunda iman edip, kavuþtu hidayete.
Biri de uzun yýllar, Müslüman idi, fakat,
En sonunda mâzallah, imansýz etti vefat.
Gerçi bu istisnadýr, asýl olan, her insan,
Nasýl yaþýyor ise, öyle ölür çok zaman.
Bu zat buyuruyor ki: (Ýhlastýr dinde esas.
Ýhlassýz amellerden, hiç sevap alýnamaz.
Bir bardak su içine, bir damla düþse idrar,
Artýk pis olmuþtur ki, içilmez o su zinhar.
Ýþte halis niyete, çok az da bir dünyalýk,
Menfaat karýþýrsa, on para etmez artýk.
Maddede ve manada, temizlik pek iyidir.
Her þeyin saf ve temiz olaný kýymetlidir.)
|