Ebül Abbas Mürsi’nin yaþlýlýk döneminde,
Tam oniki hastalýk var idi bedeninde.
Mesela basur ile, böbreðinde taþ vardý.
Ýkisi de, çok zaman acý, aðrý yapardý.
Buna raðmen o yine, meclisini kurarak,
Yapardý sohbetini bunlara katlanarak.
Þiddetli olsa bile, sabredip inlemezdi.
Kimse onda hastalýk olduðunu bilmezdi.
Elem ve ýzdýrabý çok þiddetlendiðinde,
Yüzü kýzarýyordu olmayarak elinde.
Yine belli etmeyip kimseye bu derdini,
Yapardý aksatmadan, her günkü sohbetini.
Derdi: (Kendi arzumla bu dersi yapmýyorum.
Bilakis, bu hususta emir olunuyorum.
Bana ilham oldu ki: Eðer bu bilgileri,
Herkese anlatmazsan, alýrýz senden geri.
Bu manevi emirle, ben sohbet ediyorum.
Bu yüzden sohbetime devam edin diyorum.
Ve lakin bulursanýz daha tatlý bir kaynak,
O menbaa koþunuz, burayý býrakarak.)
Her kim, ziyaretine gelseydi ahbabýndan,
Memnun bir vaziyette ayrýlýrdý yanýndan.
Sýkýntýlý bir kimse, görse idi yüzünü,
Bir anda unuturdu cümle üzüntüsünü.
Çünkü Ýslam ahlaký, tevazu, hayâ, edep,
Ve bütün güzel huylar, bulunurdu onda hep.
Yanýna biri gelse, pek çok ilgilenirdi,
Gidince de, ardýndan, ona dua ederdi.
Derdi: (Dua edince birinin gýyabýnda,
O dua kabul olur Hak teâlâ katýnda.)
Bakmazdý insanlarýn zahiri hallerine.
Yalnýz nazar ederdi niyet ve kalblerine.
Nasýl net görünürse, cam þiþede, mürekkep,
O da, öyle görürdü herkesin kalbini hep.
Zahirlerine göre yapmayýp muamele,
Kalblerine bakarak, ederdi mukabele.
Zahid görünüþünde kimseler gelse, fakat,
Çoðu zaman onlara, etmezdi hiç iltifat.
Bazen de görünüþte günahkârlar gelirdi.
O, iltifat eder ve yakýnlýk gösterirdi.
Çünkü birincilerin, bakarak kalblerine,
Maðrur olmuþ görürdü onlarý, hallerine.
Lakin ikincilere, edince kalben nazar,
Görüyordu onlarda, bir kýrýklýk, inkisar.
Bunlarýn, günahlardan ötürü nadimliði,
Onlarýn gururundan, gelirdi daha iyi.
Talebeden biri de, sohbete gelmez oldu.
Onu yolda görünce, çaðýrýp bunu sordu.
O ise cevabýnda dedi ki: (Ey efendim!
Yetiþtiðimi görüp, bir daha da gelmedim.)
Buyurdu ki: (Bu yolda yetiþtiðini sanmak,
Hiç yetiþmediðinin iþaretidir ancak.
Olgunlaþmadýðýný zannetse biri ise,
Demek ki, olgunlaþma yolundadýr o kimse.)
|