Ebu Yakub Nehcuri, bir evliya, âlim zat.
Ýþi hep, insanlara etmek idi nasihat.
Cömertlik ve þefkati, meþhurdu halk içinde.
Sünnet-i seniyyeye uyardý her iþinde.
Günahtan pek sakýnýr, yapardý çok ibadet.
Cehenneme girmekten, korkardý yine gayet.
Biri dedi: (Efendim, ben namaz kýlýyorum.
Lakin ibadetimden, lezzet alamýyorum.)
Buyurdu ki: (Rabbini, yalnýz namazda deðil,
Her zaman hatýrla ve Ondan hiç olma gafil.
Günah iþlemekten de, kurtarýrsan kendini,
Ancak alabilirsin namazýn lezzetini.)
Buyurdu ki: (Bu dünya, sanki büyük bir deniz.
Ve takva gemisinde, yolcuyuz her birimiz.
Bu yolculuk, sahilde erecek nihayete.
O sahil de, nisbettir ölüm ve ahirete.)
Buyurdu: (Sýrf yemekle, doyarsa biri eðer,
Karný tam doysa bile, gözü doymaz bu sefer.
Zenginliði mal ile olursa bir kiþinin,
O da, hiç zengin olmaz, fakirdir bunun için.
Kiþi, ihtiyacýný Rabbine etmezse arz,
Ýþinin hallolmasý, kolayca mümkün olmaz.
Kullara arz ederse bir insan her bir iþi,
Hor ve zelil olmaya, mahkum olur o kiþi.)
Buyurdu ki: (Halis kul, bir farz eda edince,
Ferahlanýp, kavuþur bir sürur ve sevince.
Ve eðer terk ederse bir haram ve günahý,
Duyar yine gönlünde, bir huzur ve ferahý.
Rabbinden gayrisini, düþünmek istemez hiç.
Ondan konuþulursa, ancak bulur bir sevinç.
Dünyayý sevenlerden, tiksinir, eder nefret.
Allah adamlarýna, besler sevgi, muhabbet.
Her hayýrlý iþini, yapar hep Allah için.
Beklemez insanlardan bir karþýlýk, aferin.
Allah’a ibadette, saf yapar niyetini.
Ýstemez, insanlar da bilsin ibadetini.
Tevekkül sahibidir, Rabbine güvenir hep.
Kendi gibi kullardan, hiçbir þey etmez talep.
Gelirse bir üzüntü, bir musibet ve bela,
Der ki: Bana bunlarý, gönderdi Hak teâlâ.
Üzülmeyip, bilakis sevinir buna gayet.
Bilir ki, dostlarýna gönderir bela ve dert.
Kimseden þikayetçi olmaz hiç bundan sebep.
Zira bilir ki bunlar, Allah’tan geliyor hep.)
Dediler ki: (Efendim, ne ki acep sebebi,
Büyükler, zevk alýrlar beladan, nimet gibi?)
Buyurdu ki: Öyledir, zira ki Hak teâlâ,
Ancak sevdiklerine gönderir dert ve bela.
Bunlar da, Rabbimizin kemendidir bir nevi.
Tutup çeker kendine, sevdiði kimseleri.
Onlar dahi sabredip, etmezler hiç þikayet.
Böylece günahlarý, olur af ve maðfiret.)
|