Muhammed bin Süka ki, tabiin-i izamdan.
Cömertliðiyle meþhur, Ýslam ulemasýndan.
Dünyadan tam kesilip, Rabbine yönelmiþti.
Kendini, tamamiyle ibadete vermiþti.
O kadar çok ibadet yapardý ki her zaman,
Bundan ziyadesini yapamazdý bir insan.
(Sen yarýn öleceksin) denseydi kendisine,
Taatýný arttýrmak, mümkün deðildi yine.
Dediler: (Farzdan sonra, en kýymetli iþ nedir?)
Buyurdu: (Bir mümini, sevip, sevindirmektir.)
Kendisinden nasihat isteyen bir kimseye,
Buyurdu: (Çok konuþmak, zarar verir herkese.
Sizden önce gelenler, bundan uzak durdular.
Lüzumsuz konuþunca, hemen piþman oldular.
Ýhtiyaç haricinde, bir þey konuþmayýnýz.
Ki, yarýn ahirette, piþman olmayasýnýz.
Zira her gün, kiramen katibin melekleri,
Yazar, konuþtuðumuz bütün kelimeleri.
Yarýn mahþer gününde, verilir defterimiz.
Yazýlmýþtýr oraya, söz ve amellerimiz.
Lüzumsuz, malayani sözlerimiz çok ise,
Nasýl cevap veririz o zaman Rabbimize?
Eðer azab ederse birine cenâb-ý Hak,
O kiþi, o azaba müstehaktýr muhakkak.
Hak teâlâ, birine, bir dünyalýk verirse,
O da, bu dünyalýða, kalbinden sevinirse,
Lakin ibadetinde, olunca bir fazlalýk,
Buna sevinmez ise, azaba olur layýk.
Ve yine dünyalýðý, azalsa bir kiþinin,
Ve o kiþi, kalbinden üzülse bunun için.
Lakin onun dininde, noksanlýk olsa eðer,
Üzülmezse, azaba layýk olur bu sefer.)
Bir gün de buyurdu ki: (Allah dostu veliler,
Kararmýþ gönülleri, temizleyiverirler.
Bu zatlarý tanýmak, en büyük bir rütbedir.
Bu rütbe, her makam ve mevkiin üstündedir.
Bu þerefin yanýnda, diðer makam ve mevki,
Gibi þeyler, kýymetli deðildir elbetteki.
Vardý sahabeden de, meslek ehli kiþiler.
Lakin bahis konusu olmazdý böyle iþler.
Onlarda tek ve ortak bir hususiyet vardý.
O da, Resulullahýn sahabisi olmaktý.
Zira hazret-i Ömer, buyurur ki bu babta:
(Bizler þeref kazandýk, asýl eshab olmakta.)
Bizler Resulullahý, gerçi görmedikse de,
Onun vârisi olan veliler var her yerde.
O gün, Resulullahýn kalbinden çýkan nurlar,
Bugün, o büyüklerin kalbinden yayýlýrlar.
Böyle büyük zatlarý, sevmek ve tâbi olmak,
Kolay ele geçmeyen, bir nimettir muhakkak.)
|