Amir bin Abdullah ki, tabiin-i kiramdan.
Resulullahýn aþký, yakardý onu her an.
Namaza durduðunda, geçerdi kendisinden.
Tamamen sýyrýlýrdý dünya düþüncesinden.
Yanýnda, çocuklarý baðýrýp çaðýrsalar,
Bunlardan, hiç haberi olmazdý zerre kadar.
Dediler ki: (Efendim, durunca siz namaza,
Hiç dünya düþüncesi gelmez mi yadýnýza?)
Buyurdu ki: (Allah'ýn huzurundayým artýk.
Baþka bir þey düþünmek, olur mu hiç muvafýk?
Namazlarda, daima þu gelir ki kalbime:
Nasýl cevap veririm mahþer günü Rabbime?
Cennete mi giderim, yoksa Cehenneme mi?
Çok zaman, bu düþünce meþgul eder kalbimi.)
Daha çok olsun diye, ibadet sevaplarý,
Her gün, gusül abdesti alýrdý sabahlarý.
Gündüz, oruçlu idi, kýlardý gece namaz.
Bunlardan baþka bir þey, vermezdi ona bir haz.
Ya ibadet, ya hizmet etmekti onun iþi.
Onu, boþ otururken görmedi hiç bir kiþi.
Ahiret derdi ile dertlenmiþti velhasýl.
Hep ölüm ötesini düþünürdü o asýl.
Bir kimse, kendisini gelmiþ idi görmeye.
Baktý, namaz kýlýyor, baþladý beklemeye.
Selam verip dedi ki: (Safa geldin kardeþim.
Biraz çabuk söyle ki, acildir zira iþim.)
Þaþýrdý gelen kiþi, arz etti ki: (Hayýrdýr.
Bu kadar acil olan, ne gibi iþin vardýr?)
(Ölümü bekliyorum) buyurup o gelene,
Baþka þey söylemeden, namaza durdu yine.
Ruhunu, namazdayken vermeyi istiyordu.
Bunun için, namazdan çýkmak istemiyordu.
Derdi ki: (Ahireti görsem de þu anýmda,
Bir ziyadelik olmaz þimdiki imanýmda.)
Devamlý aðlamaktan, uyumazdý çok gece.
Ölüm ve ahireti düþünürdü sadece.
Aðlamakla geçince çok gece uyumadan,
Bu uykusuzluðunu, sordular bir gün ondan.
Dedi ki: (Cehennemin þiddetli harareti,
Uykumu kaçýrmýþtýr, budur bunun hikmeti.
Bu dehþetli sýcaklýk var iken Cehennemde,
Rahat uyuyanlara, þaþarým þimdi ben de.)
Bir cenaze görseydi, geçerdi kendisinden.
Ahiret hallerini düþünürdü içinden.
Güç mü alýr kolay mý, melekül mevt ruhumu?
Girdiðimde, mezarým sýkar mý vücudumu?
Sual meleklerine, nasýl cevap veririm?
Saðýmdan mý verilir, solumdan mý defterim?
Hep bunlarý düþünüp, geçerdi kendisinden.
Aðlayýp yaþ akardý, her iki gözlerinden.
|