O Cafer-i Sadýk ki, büyük âlimlerdendir.
Hem dahi seyyid olup, evlad-ý Resuldendir.
Tabiin-i kiramdan hem büyük bir evliya.
Ondan yayýlýyordu kalblere nur ve ziya.
Dedesinin dedesi Server-i kâinattýr.
Bilcümle evliyaya, feyiz veren bir zattýr.
Annesi Ümmü Ferve, hem baba, hem anneden,
Hazret-i Ebu Bekre dayanýr ayriyeten.
Temiz, yüksek bir soya sahip olduðu gibi,
Güler yüz, tatlý dilli, çok büyük bir veliydi.
Kýrmýzý beyaz idi yüz rengi de bilhassa.
Hem orta boylu olup, deðildi uzun, kýsa.
O, din ilimlerinde mahir olduðu gibi,
Fen bilgilerinde de olmuþtu söz sahibi.
Ýlim ve marifette, zühd, vera ve takvada,
Meþhurdu üstünlüðü, güzel huy ve ahlakta.
O, Resul-i ekremin dininin sultanýydý.
Nübüvvet kemalinin delili, burhanýydý.
O, tam vârisi idi Server-i kâinatýn.
Ve gönül meyvasýydý evliyayý kiramýn.
O, Hak aþýklarýnýn serveri, önderiydi.
Ve aþk sahiplerinin delili, rehberiydi.
Tefsir ilminde dahi, eþsizdi zamanýnda.
Düþüp bayýlýyordu bazý namazlarýnda.
Bir gün Davud-i Tai, sabah çýktý evinden.
Ve Cafer-i Sadýk'ýn yanýna geldi hemen.
Dedi ki: (Sen, Resulün mübarek torunusun.
Bana nasihat et ki, þu kalbim huzur bulsun.)
Buyurdu ki: (Ey Davud, zahidsin sen de ama.
Ýhtiyacýn var mý ki benim nasihatýma?)
Dedi: (Evet, çünkü sen evlad-ý Resuldensin.
O kandan, bir zerre var kanýnda hem de senin.
Var elbet üstünlüðün, cümle Mekke halkýna.
Muhtaçtýr herkes bugün, senin nasihatýna.)
Buyurdu ki: (Ey Davud, bu, soy iþi deðildir.
yalnýz halis ameller, orada fayda verir.
Ceddim Resul-i ekrem, mahþerde, bana yarýn,
Sorarsa: Niçin bana tam hakkýyla uymadýn?
Sen bana bu kadar mý uyacaktýn ey oðlum?
Diye buyurmasýndan, pek fazla korkuyorum.)
Davud bunu duyunca, baþladý aðlamaya.
Dedi: (Ya Rab, bu iþi, gücüm yok anlamaya.
O Cafer-i Sadýk ki, torunudur Resulün.
Ýlim ve marifette, cihanda tektir bugün.
Sözleri, yaþayýþý, senet ve vesikadýr.
Dedesi Resulullah, ninesi Fatýma’dýr.
Buna raðmen, o böyle çok korkarsa bu günde,
Davud'un hali n'olur, yarýn mahþer gününde?
Onun, böyle bir korku sarar ise içini,
Davud kim oluyor ki, beðensin bir iþini.)
|