Bu zatýn var idi ki, gençten bir talebesi,
Çoktu bu üstadýna muhabbeti, sevgisi.
Behaeddin Buhari ona dedi: (Ey filan!
Her zaman beni yad et, çýkarma hatýrýndan.)
O talebe diyor ki: Bu emir mucibince,
Onu unutmamaya çalýþýrdým gün gece.
Bir sene, babam ile hac yoluna çýkmýþtýk.
Ve bir müddet sonra da, Hirat’a ulaþmýþtýk.
Seyrederken Hirat'ýn bir kýsým yerlerini
Unuttum bir aralýk Hace hazretlerini.
Unutmakla birlikte, bendeki her iyi hal,
Manevi hasletlerim gittiler benden derhal.
Sanki feyiz kesildi, uzaklaþtý her nimet.
Sanki geri alýndý, o tasarruf ve himmet.
Kendimi, kupkuru bir odun gibi hissettim.
Ne aþk kaldý kalbimde, ne sevgi, hayret ettim.
Babam dedi: (Kurtulmak istiyorsan bu halden,
Seni, baþka veliye götüreyim ben hemen.)
Babamýn teklifini istemedim ben fakat.
Dedim: (Zannederim ki, bende var bir kabahat.
Üstadýmýn emrinden, gafil oldum bir kere.
Bu yüzden duçar oldum, böyle kötü hallere.)
Haccýmýzý yapýp da, edince eve avdet,
Hocamýn huzuruna vasýl oldum nihayet.
O beni görür görmez, buyurdu ki: (Ey oðlum!
Hirat'da, beni biraz unuttun, biliyorum.
O anki gafletine hiç üzülme, zira biz,
Bila kasýt yapýlan kusurlarý görmeyiz.
Lakin dostu unutmak, dostluða sýðmaz evlat.
Hiç seven, sevdiðini unutur mu bir saat?
O veliye gitseydin, olmazdý faidesi.
Çünkü sen, bu menbadan alýyorsun her feyzi.
Benim talebelerim, sanki benim oðlumdur.
Baþkasýnýn, onlara tasarruf haddi yoktur.)
Þöyle anlatýyor ki talebeden biri de:
Münakaþa etmiþtim Nesef'te ben biriyle.
Bu yüzden, o kimsenin kalbini incitmiþtim.
Ve hem de kendisinden özür dilememiþtim.
Ayný gün, Buhara'ya, hocama gittim, fakat,
Hiç bakmadý yüzüme, etmedi hiç iltifat.
Araya koydumsa da, baþka talebeleri,
Olmadý onlarýn da, yine faideleri.
Sonunda çok yalvarýp, arz ettim ki: (Ne olur,
Affedin bu fakiri, olduysa hata, kusur.)
Buyurdu ki: (Nesef'te, niçin o arkadaþa,
Kaba sözler söyleyip, eyledin münakaþa?
Sen bilmiyor musun ki, bir mümini incitmek,
Kâbe’yi yýkmak gibi, bir günahtýr büyücek.
Ondan özür dileyip, almadýkça helallýk,
Bizim sohbetimize almayýz seni artýk.)
(Peki efendim) deyip, Nesef'e döndüm hemen.
Gidip özür diledim, acele o kimseden.
Sonra haber verince, bunu kendilerine,
Ancak kabul ettiler, beni sohbetlerine.
|