Ýmam-ý Rabbani’nin, dinine çok baðlý bir,
Hanýma gönderdiði öðüt ve nasihattir:
(Görünen görünmeyen, bilinen bilinmeyen,
Her türlü nimetleri kullarýna gönderen,
Allahü teâlâya ederiz hamd-ü sena.
Ki, Onun rahmetiyle kavuþtuk her ihsana.
Herkese, her nimeti gönderen yalnýz Odur.
Canlý cansýz her þeyi, varlýkta O durdurur.
Bunca sayýlamayan, ne kadar varsa nimet,
Hepsini, kullarýna, O vermektedir elbet.
Odur hep kullarýndan belalarý gideren.
Ve Odur dualarý iþitip, kabul eden.
Öyle bir rezzaktýr ki, kullarýnýn yaptýðý,
Günahlardan ötürü, kesmiyor rýzýklarý.
Merhameti o kadar boldur ki Onun yine,
Kimsenin günahýný, vurmuyor yüzlerine.
Ve o kadar çoktur ki Onun hilmi ve sabrý,
Acele göndermiyor, kullara azaplarý.
Bir ihsan sahibi ki Allahü azimüþþân,
Saçýyor nimetini, herkese dost ve düþman.
Bütün nimetlerinin, en kýymetlisi ise,
Açýkça bildiriyor Ýslamiyet’i bize.
Onun bu nimetleri, bellidir ki o kadar,
Güneþten daha açýk, Ay’dan daha aþikâr.
Baþkalarýndan gelen nimetleri de zaten,
Hep O göndermektedir kullarýna esasen.
Ýþte Onun yaptýðý bu kadar ihsan, ikram,
Karþýsýnda, hiç kimse bir þükür yapamaz tam.
Vücudumun her kýlý, gelse de tek tek dile,
Þükrünün binde biri, yapýlmýþ olmaz bile.
Ýyilik yapanlara, hep teþekkür yapýlýr.
Bu, herkes de bilir ki, insanlýk icabýdýr.
O halde, her nimetin hakiki sahibine,
Þükretmek, insanlýðýn bir icabýdýr yine.
Ve lakin Hak teâlâ, uzaktýr her kusurdan.
Kul ise, hep noksanlýk içinde olduðundan,
Bir münasebetleri yoktur hiç Allah ile.
Ona þükredemezler kendi akýllariyle.
Ona söylenmesini güzel zannettikleri,
Bilakis, Ona çirkin, uygunsuz gelir belki.
Büyültmek, hürmet etmek sandýklarý da yine,
Küçültmek gelebilir belki de kendisine.
Þükretmenin þekli de bildirilmezse Ondan,
Ona layýk olduðu, bilinemez yine tam.
Ýþte, Hak teâlânýn sevdiði, beðendiði,
Yani kabul ettiði tazim ve þükür þekli,
Peygamberleri ile gönderdiði dinlerdir.
Onlara bildirilen ilahi emirlerdir.
Orada, kalb ile ve bedenle yapýlacak,
Her iþ bildirilmiþtir, gayet açýk olarak.
O halde Ona þükür, Ýslam’a sarýlmaktýr.
Yani farzlarý yapýp, haramdan sakýnmaktýr.
Ona, dinin dýþýnda bir þükür olmaz daha.
Yoksa o, tersi olup, sebep olur günaha.)
|