Bu zat, sevdiklerine buyurdu ki bir ara:
(Sakýn güvenmeyiniz keþf ile rüyalara.
Ýnsaný, Cehennemden tek þeydir kurtaracak.
O da, Ýslamiyet’e uymaktýr yine ancak.
Öyleyse, emirlere kuvvetle sarýlýnýz.
Haram ve günahlardan, nefret edip kaçýnýz.
Uygun yapýn her iþi ahkam-ý diniyyeye.
Ki, vasýl olasýnýz rýza-i ilahiye.
Allahü teâlâyý anmak da çok mühimdir.
Onu hiç unutmamak, hatta Onun emridir.
Zira buyuruyor ki: (Ey müminler, Allah’ý,
Her zaman yad edin ki, bulasýnýz felahý.)
Yine: (Hak teâlâyý her zaman zikrediniz.
Dünya ve ahirette, tam felaha eriniz.)
Abdullah ibni Abbas, buyuruyor ki hatta:
(Hak teâlâ, bir sýnýr koymuþtur her taatta.
Bu sýnýrý aþýnca, özür kabul etmiþtir.
Bunlarý, o taattan müstesna eylemiþtir.
Lakin buna mukabil, (Her an beni anýnýz!)
Emri için, bir özür tanýmamýþtýr yalnýz.
Yani Onu anmakta, hiç yoktur özür, sýnýr.
Müslüman, her anýnda Rabbini anmalýdýr.
Dururken, otururken, her yerde ve her halde,
Kendini anmamýzý emretti her mahalde.
(Beni hiç unutmayýn!) diye de buyurmuþtur.
Yani Onu çok anmak, bir vazife olmuþtur.)
Bir gün de buyurdu ki: (Bu yolda, son derece,
Allahü teâlâyý tanýmaktýr netice.
Bu da, Hak teâlâda fani olmak demektir.
Herkesten yüz çevirip, yalnýz Onu sevmektir.
Varlýðýn, sýrf Allah’a mahsus bulunduðunu,
Ondan baþka herþeyin, fani, yok olduðunu,
Anlamak demektir ki, tasavvuf iþte budur.
Bunu böyle anlayan, maksada kavuþmuþtur.
O, Rabbinden gayriyi unutmuþtur, tanýmaz.
Ne kadar uðraþsa da, bir þey hatýrlayamaz.
Hatta kendini bile hatýrlamaz, unutur.
Rabbinden gayrisini, bilmez ve sevmez olur.
Zira kalb hastalýðý þöyledir ki, o gönül,
Allah’tan gayri þeye eylemiþtir temayül.
Arifin kalbi ise, parlak ayna gibidir.
Her iþi dine uygun ve ahlaký iyidir.
Allah’ýn her emrine uymak ve her ibadet,
Böyle olan kimseye, kolay gelir begayet.
Kendisini beðenmek, (ucb) ve (riya) gibi,
Kötü huylar, bulunmaz kendisinde tabii.
Yapar o her iþini, Allah için, ihlasla.
Onda günah ve haram iþlemek olmaz asla.
Çünkü nefs, itminana, imana kavuþmuþtur.
Önce çok asi iken, þimdi muti olmuþtur.
Tasavvufun gayesi, iþte buna varmaktýr.
Herkesten yüz çevirip, Allah’a kul olmaktýr.
(Kulluk makamý)dýr ki tasavvufta son makam,
Kul, ancak bu makamda kulluk yapabilir tam.
|