Seyyid Muhammed Salih, büyük âlim, evliya.
Çok faideli oldu, ilmiyle insanlara.
Tâhâ-yý Hakkâri’nin kardeþidir ki bu zat,
Kalbinden, çok kalblere yayýlýyor füyuzat.
Tâhâ-yý Hakkari’den, alarak ilim, hikmet,
Yüksek derecelere yükseldi en nihayet.
Binsekizyüz altmýþdört senesinde, Nehri’de,
Rabbine vasýl oldu, o yerdedir kabri de.
Seyyid Salih, muhabbet ve edeb sahibiydi.
Vera ile takvasý çok yüksek bir Veliydi.
Haram ve günahlardan þiddetle kaçýnýr ve,
Oruçlu geçirirdi çoðu günlerini de.
Mümin kâfir, kimseyi incitmezdi o asla.
Ve herkes tarafýndan sevilirdi pek fazla.
Gayri Müslimlere de iyilik yapýyordu.
Hem mübarek alnýndan bir nur fýþkýrýyordu.
Onu gören, anlardý evliya olduðunu.
Bu yüzden üzmemeye dikkat ederdi onu.
Bir gece, hýrsýzlardan biri geldi o eve.
Ve bahçe duvarýndan atladý içeriye.
Güya büyük Velinin evine girecekti.
Kimseye görünmeden hýrsýzlýk edecekti.
Lakin atlar atlamaz, zifiri karanlýkta,
Aydýnlandý her taraf gündüz gibi adeta.
Görürler korkusuyla dýþarý çýktý hemen.
Çýkar çýkmaz her taraf karanlýk oldu o dem.
Rüya mý görüyorum dediyse de o yine,
Çýkýp atlayýverdi bahçeden içeriye.
Gördü ki, yine aynen aydýnlandý ortalýk.
Ve ne yapacaðýný þaþýrmýþtý o artýk.
Þaþkýn bir vaziyette bakarken etrafýna,
Büyük zat, pencereden seslendi birden ona.
Buyurdu ki: (Bir þey mi istiyordun evladým?
Bir ihtiyacýn varsa, edeyim sana yardým.)
Nurlu yüzünü görüp, sesini iþitince,
Ona, büyük hayranlýk duydu hýrsýz bir nice.
Bin piþmanlýk içinde, varýp huzurlarýna,
Yanýnda tövbe etti bütün yaptýklarýna.
Hatta sohbetlerine katýlýp o gün hemen,
Oldu kýsa zamanda, yüksek talebesinden.
Binsekizyüzaltmýþdört yýlýnda hastalandý.
Ve “Ölüm hastalýðý” olduðunu anladý.
Cümle talebesinin her biriyle nihayet,
Konuþup, vedalaþýp, eyledi bir vasiyet.
Buyurdu ki: (Kabrimi, âbim Seyyid Tâhâ’nýn,
Kabr-i þeriflerinin ayak ucuna kazýn.
Mübarek ayaklarý, baþýmýn üzerine,
Gelecek þekilde ve derin kazýn az yine.)
Ardýndan buyurdu ki: (Benden sonra, bahusus,
Seyyid Fehim’e uyup, Ona tâbi olunuz.)
Sonra Kur’an-ý kerim baþlandý okunmaya.
O esnada ruhunu teslim etti mevlaya.
|