Gönül Sultanları.com >  Evliya Nasihatleri > Þimdi bulunan gibi, gelmemiþtir dünyaya > Mücessem melek idi
Mücessem melek idi
Seyyid Fehim Arvasi, büyük âlim, evliya.
Onun hizmetleriyle din ilmi oldu ihya.

Evliyayý kiramdan, devrinin bir tekiydi.
Resulün Eshabýnýn, sanki nümunesiydi.

Van'ýn Arvas köyünde dünyaya gelen bu zat,
Yine ayný bu köyde, eyledi Hakka vuslat.

Evlad-ý Resul olup, güzel ve sevimliydi.
Gözleri iri siyah, kaþlarý yay gibiydi.

Bir miktar yüksek idi, orta yeri burnunun.
Sakalý normal olup, deðildi kýsa, uzun.

Alný geniþ ve nurlu bir zat idi mükerrem.
Kýrmýzýyla karýþýk, beyaz idi yüzü hem.

Güzellik timsaliydi her haliyle o elhak.
Gören, Yusüf Nebiyi hatýrlardý muhakkak.

Küçük yaþta baþladý din ilmini tahsile.
Ve hemen ezberledi Kur'aný bu azm ile.

Lakin yüksek babasý, vefat eylediðinden,
Tahsiline, bir miktar ara verdi bu yüzden.

Ýþte o günlerdi ki, bir bayram geldiðinde,
Çok güzel bir elbise var idi üzerinde.

Kendi güzelliði de fevkalade idi hem.
Olmuþtu o haliyle, bir melek-i mücessem.

Onu böyle görünce, Þeyhu adýnda bir zat,
Hemen kendi kendine dedi ki: (Heyhat! Heyhat!

Bir zamanlar, Arvas'tan âlimler çýkýyordu.
Þimdiyse güzel gençler çýkýyor, bize n'oldu?)

Bunu, kendi kendine söylediyse de o zat,
Seyyid Fehim, geçerken bunlarý duydu fakat.

Kendisine yaklaþýp, dedi ki: (Þeyhu baba!
Bu sözleri ne için söylersiniz acaba?)

(Ýçimden öyle geldi) dediyse de o kimse,
Dedi: (Lütfen söyleyin, sebebi her ne ise.)

Bu kiþi, seyyidlere beslerdi çok muhabbet.
Çocuklarýna bile, gösterirdi çok hürmet.

Dedi: (Medresemizde, yok bir müderrisimiz.
Ümit ediyorduk ki, þu güzel seyyidimiz,

Çalýþýp, her ilimde kendini yetiþtirir.
Çünkü ona yakýþan, en güzel iþ, bu iþtir.

Bir büyük âlim olup, ilim yayar burada.
Meðer ki, süslenmeye baþlamýþ þimdi o da.)

Bunu duyan genç Fehim, oradan gitti eve.
Güzel elbiseleri üstünden çýkardý ve,

Ýlim kitaplarýný alarak omuzuna,
Tedris-i ilim için çýktý Cizre yoluna.

Kýsa bir zaman sonra, geçerek emsalini,
Öðrendi tam Ýslam’ýn her ilm-i zahirini.

Sonra, Seyyid Taha’nýn devam edip dersine,
Yükseldi tasavvufun yüksek derecesine.

O büyük evliyanýn himmetiyle nihayet,
Batýni ilimde de aldý mutlak icazet.

Hocasýnýn emriyle, Arvas’a geldi tekrar.
O zaman Þeyhu Baba olmuþtu çok ihtiyar.

Bastona dayanarak, geldi ziyaretine.
Ýçeriye girerek, oturdu sohbetine.

Memnun görünüyordu velakin bu geliþte.
Dedi: (Biz, böyle görmek isterdik sizi iþte.)

Ýltifat buyurarak Þeyhu'ya Seyyid Fehim,
Buyurdu: (Ortaðýmsýn bu iþte sen de benim.)

www.gonulsultanlari.com