Gönül Sultanları.com >  Evliya Nasihatleri > Þimdi bulunan gibi, gelmemiþtir dünyaya > Tetiði çekti, ama...
Tetiði çekti, ama...
Gürpýnar'da bir kiþi, Hacý Ali adýnda,
Gelip, Seyyid Fehim’le tanýþýr bir gün Van'da.

Onun büyük bir veli olduðunu öðrenir.
Ve o gün, talebesi olmakla þereflenir.

Bu hadiseden sonra, bir gün geçer aradan.
Van'dan çýkýp, köyüne gidiyorken bir daðdan,

Vaktiyle hasmý olan biri çýkar önüne.
Öldürmek maksadýyla davranýr tüfeðine.

Lakin o baðýrýr ki: (Dur, vurma beni sakýn!
Zira talebesiyim ben mübarek bir zatýn.

Dünya gailesiyle kalmadý bir alakam.
Eski husumetimiz etmesin artýk devam.)

Bunlarý, o adama derse de Hacý Ali,
Hiç tesir etmez ona, deðiþmez öfke hali.

O anda, tüfeðinde var imiþ ki beþ fiþek,
Kullanýr beþini de, tetikleri çekerek.

Velakin hiç ses çýkmaz tetiði çektiðinde.
Hem de bakýp göremez, fiþekleri yerinde.

Hayret içerisinde kalakalýr o kiþi.
Düþünür ve bir türlü aklý almaz bu iþi.

Ve kendi kendisine söylenir: Bu mermiler,
Yoktur yuvalarýnda, nerye gidebilirler?

Sýrrý çözemeyince, oradan ayrýlarak,
Döner gider evine, gayet meraklanarak.

Ali Efendi dahi, þaþýrýr buna keza.
Gelir Seyyid Fehim’i görmek için Arvas'a.

Görür ki, Seyyid Fehim, seccade üzerinde,
Oturmuþ, ibadetle meþguldür geldiðinde.

Buyurur: (Hacý Ali, dün burada yoktunuz.
Yoksa köye giderken, daðda çok mu korktunuz?)

Hacý Ali Efendi, þaþýrýr buna da hem.
Der ki: (Evet efendim, çektim çok korku, elem.)

O zaman seccadenin kaldýrýp bir ucunu,
Çýkarýr fiþekleri, buyurur ki: (Al þunu.

Bunlarý, o adama götür hemen, teslim et.
Zira bu, kul hakkýdýr, kalmasýn bizde zimmet.)

(Peki efendim!) deyip, beþ fiþeði alarak,
Götürüp teslim eder, çok hayrette kalarak.

O dahi yaptýðýna tövbe eder o günden
Gelip Seyyid Fehim’e tâbi olur gönülden.

Bir gün de, Seyyid Fehim, beþyüz talebesiyle,
Gürpýnar’a giderler ziyaret gayesiyle.

Hanenin sahibi de, Hacý Hasan Aða’dýr.
Misafirler gelince, bir telaþa kapýlýr.

Düþünür ki: Dýþarda bir tanecik keçim var.
Þimdi bu misafirler, ne ile, nasýl doyar?

Lakin Hasan Aða’nýn bu kalbinden geçeni,
Seyyid Fehim anlayýp, buyurur: (Dinle beni.

Üzülme bunun için, bu, gayet kolay iþtir.
Þu ayaðý kýrýlmýþ keçiyi kes, yetiþir.)

Arz eder ki: (Efendim, o keçi tek bir adet.
O hayvan, on kiþiye ancak eder kifayet.)

Buyurur: (Hasan aða, kes onu, beni dinle.
O keçi, hepimize yeter de artar bile.)

(Peki) deyip, keçiyi kesip derhal piþirir.
O beþyüz misafire, onun eti yetiþir.

Hatta köy halkýna da, o etten daðýtýrlar.
Ve günlerce o etten yerler de yine artar.

www.gonulsultanlari.com