Gönül Sultanları.com >  Evliya Nasihatleri > Þimdi bulunan gibi, gelmemiþtir dünyaya > Ceryana tutulmuþ gibi
Ceryana tutulmuþ gibi
Abdülvehhab Efendi namý ile bir kimse,
Der ki: Benim baþýmdan geçti þöyle hadise:

Medrese tahsilini bitirdim Erzurum’da.
Daha ilerisini okumaktý arzum da.

Ve beni okutacak, meþhur büyük bir âlim,
Araþtýrýp, nihayet bir bilgi alabildim.

Dediler ki: (Bitlis'te, Abdülcelil Efendi,
Vardýr ki, çok derindir onun ilmi ve fenni.)

Büyük bir iþtiyakla, hemen vardým Bitlis'e.
Velakin öðrendim ki, Van'a gitmiþ o ise.

Dediler: (Bekle, gelir.) Lakin bekleyemedim.
O zatý bulmak için, acele Van'a gittim.

Sabýrsýzlanýyordum görmek için adeta.
Baþlamak istiyordum yanýnda tedrisata.

En büyük âlimiymiþ çünkü o, bu zamanýn.
Nerede olduðunu, sordum Van'da o zatýn.

Dediler ki: (Müks'lü Seyyid Fehim burdadýr.
Abdülcelil hoca da, o zatýn yanýndadýr.

Þabaniyye camii vardýr ki þurada bak,
Bulunur ikisi de, o camide muhakkak.)

Ben bunu öðrenince, ayrýlarak o yerden,
Büyük bir heyecanla, camiye koþtum hemen.

Düþündüm: Abdülcelil hoca þimdi mutlaka,
Nasihat ediyordur kürsüde cümle halka.

Ben camiye giderken, dikkat ettim, o saat,
Camiye koþuyordu her taraftan cemaat.

Dedim ki: Sübhanallah, akýn akýn insanlar,
Onu dinlemek için sanki yarýþýyorlar.

Hakikaten çok büyük âlimmiþ o zat meðer.
Beni, talebeliðe inþallah kabul eder.

Vasýl oldum camiye bunlarý düþünerek.
Baktým ki, cami dolmuþ mihraptan kapýya dek.

Karþýda nur yüzlü ve tatlý bakýþlý bir zat,
Kürsüde, ediyordu halka vaaz-ü nasihat.

Herkes, baþýný eðmiþ, dinliyordu o zatý.
Dinledim, tesirli ve tatlýydý nasihatý.

Dedim ki: Abdülcelil Efendi bu herhalde.
Çünkü herkes dinleyip, ediyor istifade.

Lakin bunu soracak ortada kimse yoktu.
Herkes boynunu bükmüþ, önüne bakýyordu.

O sýrada yanýma, biri geldi genç yaþta.
(Kimi arýyorsunuz?) diye sordu ilk baþta.

Dedim ki: (Abdülcelil Efendi Hazretleri,
Kimdir acep, ben onu ararým dünden beri.)

(Ýþte odur!) diyerek, safýn en gerisinde,
Birini gösterdi ki, deðildi kendisinde.

O dahi, herkes gibi öne eðmiþ boynunu,
Edeple otururdu, hayretle gördüm bunu.

Sordum ki: (Öyle ise, þu vaaz eden zat kimdir?)
Cevabýnda dedi ki: (O zat, Seyyid Fehim'dir.)

Sonra ezan okundu ve kýldýk sünnetleri.
Seyyid Fehim, farz için kalkýp geçti ileri.

Ýftitah tekbirini alýr almaz, o saat,
Ceryan çarpmýþ misali, titredi hep cemaat.

Altmýþ sene oluyor anlattýðým hadise.
Onun o tekbir sesi hatýrýma gelince,

Yine o günkü gibi deðiþir hemen halim.
Baþlarým titremeye, nurlanýr sanki kalbim.

www.gonulsultanlari.com