Üstadýna o kadar hüsnü zan ve sevgisi,
Vardý ki, ondan daha olmazdý ziyadesi.
Bu tasavvuf yolunda edindiði ne varsa,
Hepsini, üstadýndan biliyordu bilhassa.
Bir gün büyük üstadý, mescidde kendi bizzat,
Mektubat okuyor ve yapýyordu izahat.
Dinleyenler o kadar çoktu ki o gün hatta,
Seyyid Fehim, geride dinliyordu ayakta.
Bir aralýk baþýný kaldýrarak kitaptan,
Hem de Seyyid Fehim’i arayýp tâ uzaktan,
Seslenip, þu suali sordu ki ona bizzat:
(Ey Fehim, bu devirde yok mudur acep üstad?)
O anda Seyyid Fehim, bir an duraklamadan,
Hem dahi üstadýný kastedip hemen o an,
Þöyle cevap verdi ki derhal Seyyid Taha’ya:
(Þimdi bulunan gibi, gelmemiþtir dünyaya.)
O kadar çok idi ki o zata muhabbeti,
Sanki hep yanýndaydý onun ruhaniyeti.
Yani o, üstadýndan deðildi bir an uzak.
Beraberdi onunla, her an hayal olarak.
Her saniye ve hatta her nefes alýþýnda,
Görürdü üstadýný, ruhen yaný baþýnda.
Üstadýnýn bir emri olsa idi kendine,
Her ne olursa olsun, getirirdi yerine.
Derdi ki: (Aramýzda, ateþten deniz olsa,
Ve hocam, bu fakiri huzuruna çaðýrsa,
Ýttiba etmek için onun emrine hemen,
Atlarým o ateþe, hiç tereddüt etmeden.)
Bir defa, üstadýný ziyaret gayesiyle,
Arvas’tan hareketle, vasýl oldu Nehri’ye.
Üstadý karþýlayýp buyurdu ki o zaman:
(Bize ne hediyeler getirdiniz Arvas’tan?)
Dedi: (Dört þey getirdim, ki bundan çoktur bizde.
Velakin bulunmazlar sizin hazinenizde.
Fakirlerin, Sultana hediyesi bir kaçtýr.
Bunlar, özür ve günah, yokluk ve ihtiyaçtýr.)
Hazret-i Seyyid Fehim, gece bir defasýnda,
Sevgili Peygamberi görmüþtü rüyasýnda.
Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Ey Fehim!
Ýyi yetiþmelidir yanýnda Abdülhakim.)
Seyyid Fehim, bu emri alýp Resulullahtan,
Onun yetiþmesine eyledi çok ihtimam.
Abdülhakim Efendi buyurdu ki þöylece:
(Hocamýn hizmetinde bulunurdum gün gece.
Kapýnýn eþiðine uzanýp yatýyordum.
Teheccüd namazýna, onu kaldýrýyordum.
Uyuyup, yapamadým bir gece hizmetimi.
Uyanýp, teheccüdde gördüm Seyyid Fehim’i.
Çok üzülüp baþladým kendime söylenmeye:
Sen layýk deðilmiþsin ona hizmet etmeye.
Yatýp uyumaya mý buraya gelmiþ idin?
Bu gece, üstadýna olmadý bir hizmetin.
Ben böyle düþünürken, kulak verdim odaya.
Üstadým, benim için el kaldýrmýþ duaya.
Ýþte o dua ile, o anda bir hoþ oldum.
Her neye kavuþtuysam, o duayla kavuþtum.)
|