Gönül Sultanları.com >  Evliya Nasihatleri > Þimdi bulunan gibi, gelmemiþtir dünyaya > Arvas’ý boþ býrakma
Arvas’ý boþ býrakma
Seyyid Taha Hakkari, kutbu idi devrinin.
Ve büyük üstadýydý, hem de Seyyid Fehim’in.

Çay akardý Nehri’de kabristanýn altýnda.
(Harem çeþmesi) diye, bir yer vardý yanýnda.

Ýkindi namazýný takiben, bu büyüðün,
Bu yerde sohbet etmek, âdetiydi bazý gün.

Velakin götürmezdi herkesi bu sohbete.
En seçkin talebesi, ererdi bu nimete.

Zira o sohbetleri, hususi oluyordu.
Ancak layýk olanlar buna kavuþuyordu.

Birkaç bahtiyar idi, oraya seçilenler.
Çok feyze kavuþurdu, o sohbete gidenler.

Diðer talebeleri, ederdi ki çok merak:
Acaba bu nimete, bugün kim kavuþacak?

Yine bir gün, o yere teþrif edeceklerdi.
Herkes merak içinde, neticeyi beklerdi.

Seyyid Fehim, o zaman genç yaþta idi daha.
Lakin onu, çok fazla severdi Seyyid Taha.

Her hususi sohbete, onu götürüyordu.
Kalbinde her ne varsa, ona naklediyordu.

Seyyid Fehim, o gün de beklerdi ki edeple,
Þereflensin o günkü hususi sohbet ile.

O anda Seyyid Taha, çýkarak hanegahtan,
Yine Seyyid Fehim’e dönerek tâ uzaktan,

Seslendi: (Biya! biya! Mahbubi Seyyid Fehim!)
Yani: Gel, gel bizimle, benim en çok sevdiðim.

O gün Seyyid Fehim’i oturtup tam önüne,
Çok teveccüh buyurup, feyiz saçtý gönlüne.

Ve ona, çok hususi himmet ve tasarrufta,
Bulunup, yükseklere çýkardý tasavvufta.

Bir gün de, Seyyid Fehim, üstadýný görmeye,
Arvas’tan ayrýlarak, geldiðinde Nehri’ye,

Arz etti ki: (Efendim, akrabamdan birisi,
Çeþitli sebeplerle üzüyor gayet bizi.

Ayrýlmam gerekiyor bu Arvas’tan bendeniz.
Bu hususta fakire, var mýdýr bir emriniz?)

Seyyid Taha cevaben buyurdu ki: (Ey Fehim!
Ýster yerlerimizi, becayiþ eyleyelim.

Sen Nehri’ye buyur gel, ben gideyim Arvas’a.
Benim arzum þudur ki, o makam boþ kalmasa.

Zira büyük zatlarýn dergahýdýr o Arvas.
O yer, her hal-ü kârda hiç boþ býrakýlamaz.)

Çok özür dileyerek, dedi ki Seyyid Fehim:
(Öyleyse ben Arvas’tan gitmeyeyim efendim.)

Üstadý Seyyid Taha, buyurdu ki o zaman:
(Seni üzen kim ise, çýkýp gitsin Arvas’tan.)

O yine arz etti ki: (Efendim, akrabadýr.
O beni üzse dahi, gösteririm ben sabýr.)

O zaman Seyyid Taha buyurdu ki hiddetle:
(Hayýr, ister istemez gitmelidir elbette.

Madem sizi üzüyor, el-mecbur gidecektir.
Sonra da gelip sizden, özür dileyecektir.)

Hakikaten o kiþi, geçmeden fazla zaman,
Kendi isteði ile, çýkýp gitti Arvas’tan.

Sonra da piþman olup, gösterdi saygý, edep.
Gelip Seyyid Fehim’den affýný etti talep.

www.gonulsultanlari.com