Gönül Sultanları.com >  Evliya Nasihatleri > Ýstigfarýn üç þartý vardýr > Sözü çok tesirliydi
Sözü çok tesirliydi
Ahmed Namýki Cami, nice yýllar, daðlarda,
Kalarak, riyazetler çekti hep oralarda.

Manevi bir emirle, sonra bu mübarek zat,
Þehre inip, eyledi halka vaaz-ü nasihat.

Öyle tesir ve fayda vardý ki sözlerinde,
Altýyüzbin günahkâr, tövbe etti elinde.

Bu hýrka senin deðil

Ebu Said Ebül Hayr, büyük bir veliydi ki,
Bir hýrkasý var idi, ibadette giydiði.

Hazret-i Ebu Bekre ait olan bu hýrka,
Elden ele dolaþýp, gelmiþ idi bu zata.

Bir gün ona geldi ki, bir manevi iþaret:
(Bu hýrkayý, Ahmed-i Namýki’ye teslim et.)

Lakin Ebu Saidin, Ebu Tahir isminde,
Bir de oðlu var idi, talebesi içinde.

O, þöyle umardý ki: Deðilsem de pek layýk,
Bu hýrkayý, ilerde ben giyerim hep artýk.

Babasý, keþf yoluyla onun düþüncesini,
Anlayýp, huzuruna çaðýrdý kendisini.

Buyurdu ki: (Ey oðlum, bu, senden daha ehil,
Bir mübarek kimsenin olacak, senin deðil.

Ben vefat eyleyip de, geçince çok seneler,
Bir gün, bu medreseden içeri bir genç girer.

Sen, baþlamýþ olursun, kürside nasihata.
Hemen kalkýp, elinle, giydir bunu o zata.)

Vefat edip, aradan yýllar geçti bir nice.
Evladý Ebu Tahir rüya gördü bir gece.

Babasý ve yanýnda bazý dostlarý vardý.
Heyecanla bir yere doðru gidiyorlardý.

Buna dönüp dedi ki babasý: (Ey oðlum, bak.
Þimdi, kutb-u evliya geliyor, uyuma kalk!)

O dahi hemen kalkýp, gidince o tarafa,
Gördü ki, genç bir kiþi, nur saçýyor etrafa.

Uyanýp, medreseye gitti o sabahleyin.
Ve vaaz kürsüsüne oturdu sohbet için.

Yeni baþlamýþtý ki nasihata, birazdan,
Bir genç girdi içeri medrese kapýsýndan.

Baktý bu, rüyasýnda gördüðü o genç idi.
Babasý, yýllar önce bunu tarif etmiþti.

Düþündü ki: Geldi bu, hýrkayý istemeye.
Lakin razý olmuyor nefsim onu vermeye.

Böyle düþündüðünü anlayýp o gelen zat,
Dedi ki: (Emanete, riayet lazým fakat.)

Ebu Tahir, hayretle duyunca ondan bunu,
Bildi, ehl-i keramet bir veli olduðunu.

O mübarek hýrkayý, kalkýp aldý eline.
Hürmet ile giydirdi, o gencin üzerine.

www.gonulsultanlari.com