Bir Müslüman, bir zaman geldi Biþr-i Hafi’ye.
Rica etti, (Bana bir nasihat eyle) diye.
Buyurdu ki: (Darlýkta cömert ol, eyle ikram.
Tenha yerlerde dahi, iþleme günah, haram.
Her þeyden daha evvel, öðren ilmihalini.
Sonra, bunlara göre düzelt bütün halini.
Konuþmak isteyince, sükutu eyle tercih.
Eðer susmak istersen, söze ol müteveccih.
Kötü kimseler ile olma ki hiç arkadaþ,
O seni, Cehenneme sürükler yavaþ yavaþ.
Cimrilik, öyle kötü huydur ki, aman sakýn.
Kalblerini karartýr yüzüne bakanlarýn.
Bu din, emr-i marufa verir çok kýymet, deðer.
Lakin eziyetlere katlanmak icab eder.
Hakk’ýn azametini düþünseydi þu insan,
Bir zerre yapamazdý Ona günah ve isyan.
Yalnýz ilmihalini bilir ise bir kiþi,
Ona akýllý demek, deðil hiç akýl iþi.
Asýl þu kimsedir ki aklý baþýnda olan,
O bildikleri ile amel eder durmadan.
Ey insan, günahýný gizliyorsan sen nasýl,
Ýyiliklerini de gizlemeyi bil asýl.
Ýki haslet vardýr ki, kalbe sýkýntý verir.
Bunlar da, çok konuþmak ve bir de çok yemektir.
Bir kimse, gazabýna hakim olamaz ise,
Takva sahibi kiþi denilmez o kimseye.
Bir müminin izzeti, günahtan kaçýnmaktýr.
Þerefi, geceleri kalkýp namaz kýlmaktýr.
Evladýna duasý, bir baba ve annenin,
Ümmetine duasý gibidir Peygamberin.
Sadece aðýz ile þükretmek, þükür olmaz.
Yahut da kifayetsiz þükür olur, gayet az.
Asýl þükür odur ki, vücudun her a’zasý,
Ýslam’a uymalýdýr, budur iþin esasý.
Mesela gözün þükrü, bakmamaktýr harama.
Yani haram görünce, olmalý sanki a’ma.
Diðer a’zalar dahi, iþlemezse tek haram,
Ancak böyle yapanlar, þükretmiþ olurlar tam.
Hakiki bir mümine, þu lazým önce esas:
Kuvvetli bir imanla, riyasýz, tam bir ihlas.
Eðer bir Müslümanda, bu iki þey var ise,
Mühim deðil giydiði ayakkabý, elbise.
Müslüman, almak deðil, vermeyi kârlý bilir.
Bilir ki, verenlere vardýr sevap ve ecir.
Alýþýk olduðundan o kimse hep vermeðe,
Ölürken, ruhunu da kolay verir meleðe.
Halbuki hep almaya alýþmýþsa bir kiþi,
Elinden bir þey çýksa, üzülür, yanar içi.
Ömrü bitip, eceli geldiðinde nihayet,
Ruhunu da vermeye, zorlanýr, çeker zahmet.)
|