Her an kendi nefsiyle ederek mücadele,
Evliyalýk yolunda, gelmiþti tam kemale.
Namaz için, camiye çýkardý sýrf evinden.
Kýlýnca, çok acele dönerdi eve hemen.
Bir gün, yine dönerken evine aceleyle,
Dediler: (Niçin böyle ediyorsun acele?)
Buyurdu ki: (Þu anda bekleyenler var beni.)
Dediler ki: (Hayrola, kim bekliyor ki seni?)
Buyurdu: (Kabristanda, kabir ehli bekliyor.
Bu sonsuz yolculuða, hazýrlýk gerekiyor.)
Bir gün camiden çýkmýþ, acele gidiyordu.
(Bu aceleniz nedir?) diye bir kimse sordu.
Buyurdu ki: (Dünyaya, çok baðlanmýþ insanlar.
Ben onlarý görünce, oluyor manen zarar.
Dünyaya meyl ediyor benim de hemen kalbim.
Hýzlý gidiyorum ki, onlarý görmeyeyim.)
Dediler ki: (Efendim, insanlarýn içine,
Hiç karýþmýyorsunuz, acaba hikmeti ne?)
Buyurdu ki: (Kiminle konuþayým ki acep?
Kimisi, bu dünyaya kaptýrmýþ kendini hep.
Onlar ile konuþmak, kalbimi karartýyor.
Onlar gibi, dünyaya muhabbetim artýyor.
Akýllý kimseler de, yanýma geldiðinde,
Konuþmuyor onlar da ahiret üzerinde.
Emir ve yasaklarý, hiç hatýrlatmýyorlar.
Hata ve kusurumu, bana anlatmýyorlar.
Hatta, kusurlarýmý sayýyorlar fazilet.
Bana, bu insanlardan faide gelmez elbet.)
(Niçin evlenmiyorsun?) diye sorduklarýnda,
Dedi: (Mesuliyeti, gayet çoktur onun da.
Saliha bir hanýmla evlenecek olursam,
Korkarým, hukukuna riayet edemem tam.
Evlilikte, erkeðin çoktur mesuliyeti.
Onun, benden sorulur dünya ve ahireti.
Riayet kolay deðil, zevcenin hukukuna.
Bu sebepten, cesaret edemiyorum buna.
Kalbini incitirsem, haram ve kul hakkýdýr.
Bunu, mahþer gününde ödemek çok aðýrdýr.
Üstünde zerre kadar kul hakký bulunanlar,
Cennetin kokusundan bile mahrum olurlar.
Ya helallaþacaktýr dünyada o kiþiyle,
Yahut öder mahþerde, sevap ve ecri ile.
Lakin çok pahalýya mal olur bu ödemek.
Ve hatta ödemenin, imkaný bulunmaz pek.
Zira bir dank miktarý, yani ufak, cüz'i bir,
Hak için, yetmiþ yýllýk namaz ecri verilir.
Yani bir ömür boyu kýldýðý namazlarýn,
Sevabý, alýnarak verilir ona yarýn.
Kýlýnmýþ olmalýdýr bunlar da cemaatle.
O gün bunun temini, çetin olur gayetle.)
|