Talebesinden olan Yahya isminde bir zat,
Yaþadýðý vakayý anlatýr kendi bizzat.
Diyor ki: Küffâr ile cenge katýlmak için,
Hocam Emir Sultan’a arz edip, aldým izin.
Lakin buyurdular ki: (Bu gittiðin gazadan,
Daha baþka bir harbe girmeyesin sonradan.)
Kazanmamýz için de, eyledi hayýr dua.
Ellerini öperek, eyledim ona veda.
O savaþa katýlýp, küffâra galip geldik.
Ve hem de çok miktarda ganimet elde ettik.
Aradan zaman geçti, bana, arkadaþlarým,
Dediler: (Þu cenge de seninle katýlalým.
Sen hayýrlý adamsýn, gel bulun aramýzda.
Hem ganimet alarak çoðalýr malýmýz da.)
Dedim ki: (Ýkinciye, vermedi hocam izin.
Katýlmam doðru olmaz bu harbe bunun için.)
Ben böyle dediysem de, onlarýn ýsrarýyla,
Kabul edip, nihayet birlikte çýktýk yola.
Lakin maðlub olunca, olduk çok müteessir.
Kimimiz þehid oldu, kimimiz düþtü esir.
Biz, birkaç kiþi ile birlikte esir olduk.
Ve düþman kalesinde, bir zindana konulduk.
Ben, hocamý düþünüp, ümid ederdim ki hep:
Buradan kurtulmama, o olur yine sebep.
Nöbetçilerden biri gelerek bir gün bana,
Gizlice söyledi ki: (Ben de geldim imana.
Zira bana rüyada, göründü Emir Sultan.
Onun bereketiyle, þimdi oldum Müslüman.)
Giydirdi sonra bana kendi elbisesini.
Dedi: (Çýk gez dýþarda, bilsinler bizden seni.
Ben derim ki, bu esir girmiþtir bizim dine.
Bir zahmet ve eziyet vermeyin kendisine.)
Ben artýk dýþarlarda serbest geziniyordum.
Halas olmam için de, çok dua ediyordum.
Bir gün, yalnýz olarak oturur idim ki ben,
Çeþitli gürültüler gaibden geldi birden.
Sanki bir alay asker, bana yaklaþýyordu.
Sanki ruh âleminden, yardým eriþiyordu.
O sýrada, eliyle kolumdan tuttu bir zat.
Onun kim olduðunu bilemedim ben fakat.
Kurtuluyorum diye düþündüm o sýrada.
O esnada kendimi buluverdim Bursa’da.
Günlerden Cuma idi, baktým ki Müslümanlar,
Cuma namazý için camiye gidiyorlar.
Birisi beni görüp, gitmiþ Emir Sultan’a.
Ve beni gördüðünü, söylemiþ hemen ona.
Az sonra ben de gidip, yüz sürdüm eþiðine.
Katýldým ben de o gün, talebesi içine.
|