Habib-i Acemi ki, bir büyük evliyadýr.
Kalbleri aydýnlatan nasihatlarý vardýr.
Hidayete ermeden çok zengindi bir ara.
Parasýný, faizle verirdi insanlara.
Hanýmý, bir gün yemek getirmiþti sofraya.
Yemeye baþlamadan, biri geldi kapýya.
Kalkýp açtý kapýyý, bir fakir gelmiþ gördü.
Allah rýzasý için, sadaka istiyordu.
Derhal örttü kapýyý, çekilip gitsin diye.
Fakir, mahzun olarak dönüp gitti geriye.
Yemek yemek üzere sofraya geldiðinde,
Yemek deðil, (kan) vardý tabaðýnýn içinde.
Þaþýrdý, duygulandý, düþündürdü bu onu.
Anladý bir ikaz-ý ilahi olduðunu.
Kapladý kendisini bir nedamet, piþmanlýk.
Bu sebepten, yerinde duramaz oldu artýk.
Hasan-ý Basri’nin de, büyük zat olduðunu,
Öðrenip, tuttu onun hanesinin yolunu.
Halis bir niyet ile gidiyorken, bir ara,
Rastladý yol üstünde oynayan çocuklara.
Habib’i, tâ uzaktan görünce o çocuklar,
Oyunu býrakarak, kaçmaya baþladýlar.
Hem de, birbirlerine derlerdi: (Kaçýn! kaçýn!
Faizcidir þu gelen, olmayýn ona yakýn.
Ayaðýndan kalkan toz, gelirse üstümüze,
Onun o bedbahtlýðý, bulaþýr sonra bize.)
Bu sözler, bir ok gibi saplandý sinesine.
Vardý Hasan Basri’nin mübarek hanesine.
Daha ilk sohbetinde, çok feyz aktý kalbine.
Ve derhal piþman oldu uygunsuz hallerine.
Dedi ki: (Ya ilahi, günahým çoktur, lakin,
Sonsuzdur senin dahi affýn ve maðfiretin.
Her þeyden ümit kesip, geldim senin kapýna.
Piþmaným, boyun eðdim ne ise fermanýna.
Her þeye gücün yeter, affýna yok nihayet.
Sana teslim olmuþum, eyle beni maðfiret.)
Oradan ayrýlarak, dönüyorken evine,
Oynayan çocuklara rastladý yolda yine.
Habib’i, tâ uzaktan görünce o çocuklar,
Yine eskisi gibi kaçmaya baþladýlar.
Derlerdi: (Kaçýn kaçýn, tövbekârdýr bu gelen.
Ona toz bulaþmasýn, bizim sebebimizden.)
Onlarýn bu sözünü iþitti Habib dahi.
Sevindi, duygulandý, dedi ki: (Ya ilahi!
Ne merhametlisin ki, bunca günaha raðmen,
Bir tövbeyle, ismimi eyledin iyilerden.)
Az ilerde Habib’i, gördü borçlu olanlar.
Baþka yola sapmaya çalýþtý hemen onlar.
Onlarýn bu halini, tâ uzaktan fark edip,
Seslendi ki: (Kaçmayýn, bu gelen baþka Habib.
Nasýl kaçardýnýzsa siz ondan daha önce,
O kaçar bundan sonra, sizi böyle görünce.)
|