Vaktiyle moðollarýn Anadolu valisi,
(Noyan Han) namý ile zalim, gaddar birisi,
Konya’yý muhasara etmiþ idi bir zaman.
Sýkýntýya düþmüþtü Konya’da her Müslüman.
Ýnsanlar, Mevlana’nýn huzuruna geldiler.
Vaziyeti arz edip, dua talep ettiler.
Buyurdu ki: (Korkmayýn, tam sýðýnýn Allah’a.
Rabbimiz, müminleri kavuþturur felaha.)
Mevlana daha sonra çýktý hemen evinden.
Þehrin ortasýndaki meydana geldi hemen.
Moðol askerlerinden çekinmeden hülasa,
Büyük bir vakar ile, gelip durdu namaza.
Askerler onu görüp, Noyan Han’a geldiler.
Vaziyeti, hemence ona haber verdiler.
Dediler: (Bir zat geldi Konya’nýn meydanýna,
Heybetinden, hiç kimse varamýyor yanýna.)
Dedi: (Bir kiþiden mi korkarsýnýz, çok ayýp.
Haydi, gidip öldürün o kimseyi oklayýp.)
Okçular, ok atmaya çýktý hemen ileri.
Velakin hiç birinin tutmaz oldu elleri.
Bunu gören Noyan Han, emretti süvariye:
(Ata binip, kýlýçla boynunu vurun!) diye.
Süvariler, bir anda atlarýna bindiler.
Mevlana’nýn üstüne at sürmek istediler.
Velakin yere battý atlarýn ayaklarý.
Bir santim ileriye gidemedi atlarý.
Bu sefer Noyan Han’ýn fazlalaþtý hiddeti.
Hâlâ düþünmezdi ki: Nedir bunun hikmeti?
Hiddetle baðýrdý ki: (Ne biçim askersiniz!
Bari ben öldüreyim, siz beceremediniz.)
Yay gerip, o hiddetle üç ok attý ise de,
Ayaðýnýn ucuna düþüverdi hepsi de.
Daha da öfkelenip, emretti askerine.
Atýný getirterek atladý üzerine.
Hiddetle sürdüyse de, gitmedi hayvan fakat.
Çok uðraþtý ise de, bir santim gitmedi at.
Bundan sonra, daha da hiddeti fazlalaþtý.
Ýnip, yaya olarak saldýrmaya uðraþtý.
Velakin ayaklarý felç oldu birden bire.
Bir adým atamadan yuvarlandý yerlere.
Toplanmýþ Konya halký, bütün bu olanlarý,
Hayret ve dehþet ile seyrederdi onlarý.
Heyecan ve sevinçle Allah’a þükrettiler.
Ve tekbir sesleriyle gökleri inlettiler.
Noyan Han, en sonunda itiraf etti bizzat:
(Bildiðim insanlardan deðilmiþ meðer bu zat.)
Anladý bilmecburi bu iþin hikmetini
Terk etti ordusuyla Konya vilayetini.
|