Kötü huy ve ahlaktan kurtulabilmek için,
Önce, bunu bilmesi lazým gelir kiþinin.
Yani kötü huyunu teþhis etmek lazýmdýr.
Bunu bilmek için de, çeþitli yollar vardýr.
Mesela güvendiði bir dosttan sorar bunu.
Onun söylemesiyle bilir kötü huyunu.
Veyahut düþmanýnýn sözüne dikkat eder.
Zira düþman, insanýn kusurlarýný söyler.
Veyahut evliyanýn okuyup hayatýný,
Onlardan anlamaya çalýþýr hatasýný.
Veyahut insanlarda görünce kötü bir hal,
(Bende de var mý?) diye, kendine bakar derhal.
Ayný kötü huylardan, kendinde varsa eðer,
Bunu düzeltmek için çalýþýr, gayret eder.
Zira mümin, müminin aynasýdýr esasen.
Bu hadis-i þerifin manasý budur zaten.
Yani baþkalarýnýn kusurunu görerek,
Kendi ayýplarýný, nasib olur öðrenmek.
Nitekim: (Bu ahlaký kimden öðrendin?) diye,
Gelip sual ettiler, bir gün Ýsa Nebi’ye.
Cevaben buyurdu ki: (Kimseden öðrenmedim.
Sadece insanlarýn haline dikkat ettim.
Hoþuma gidenleri, ben dahi yaptým aynen.
Beðenmediklerimi terk eyledim tamamen.)
Yine Lokman Hakim’e gelip bazý kimseler,
(Siz, edebi kimlerden öðrendiniz?) dediler.
Cevaben buyurdu ki: (Edepsizden öðrendim.
O kötü hallerinden, tiksinip terk eyledim.)
Kendinde kötü bir huy olduðunu bilince,
Nereden geldiðini öðrenmeli hemence.
Yani bu kötü huyun, nereden geldiðini,
Araþtýrýp bulmalý evvela sebebini.
Sonra da, o sebebi yok etmek için hemen,
Onun ters ve zýddýný yapmalýdýr tamamen.
Çünkü kötü bir huydan halas olmak, kurtulmak,
O þeyin, tam tersini yapmakla olur ancak.
Lakin bunu baþarmak, pek de kolay deðildir.
Zira her bir kötülük, nefse çok tatlý gelir.
Ýnsan kötü bir þeyi, günahý iþleyince,
Nefse aðýr bir ceza vermelidir hemence.
Hatta kendi kendine demelidir ki insan:
(Eðer Allah'a karþý yaparsam günah, isyan,
Yapacaðým þu kadar bir hayýr ve hasenat.
Yahut gece namazý kýlacaðým yüz rekat.)
Bu þekilde, nefsine bir ceza vermelidir.
Ve hatta bu hususta, yemin de etmelidir.
Nefis, yapmamak için bu güç ibadetleri,
Terk eder yavaþ yavaþ, o kötü âdetleri.
Ýnsan, böyle yapmaya devam ederse eðer,
Nefis de, günahlarý iþlemekten vazgeçer. |